ABD'nin Colorado eyaletinde faaliyet gösteren Zion Foodtrucks şirketi, Amerikan yapımı çelik ve alüminyumu küresel kaynaklardan temin edilen ocaklar, buzdolapları, havalandırma sistemleri ve titanyum borularla birleştirerek sıradan araçları mobil restorana dönüştürüyor. Ancak şirket, Başkan Donald Trump'ın ABD imalatını yeniden canlandırma hedefinden beklenen faydayı sağlayamıyor. Bunun yerine, artan maliyetler, tedarik zinciri sorunları ve politika belirsizliği, yatırımların durmasına neden oluyor.
Trump yönetiminin yerli üretimi teşvik etmek için uyguladığı gümrük tarifeleri ve vergi indirimleri, kısa vadede bazı sektörlerde hareketlilik yaratsa da, uzun vadede maliyetleri yükseltti. Özellikle çelik ve alüminyum fiyatlarındaki artış, küçük ve orta ölçekli imalatçıları olumsuz etkiliyor. Zion Foodtrucks'ın kurucusu Jim Smith, "Yerli çelik kullanmak istiyoruz ama fiyatlar rekabetçi değil. Müşterilerimize uygun fiyat sunmak için yurtdışından tedarik etmek zorunda kalıyoruz" dedi.
Artan maliyetler ve belirsizlik yatırımları vuruyor
ABD İmalat Enstitüsü'nün son raporuna göre, imalat sektöründe yatırım harcamaları 2024'ün ikinci çeyreğinde bir önceki yıla göre %12 geriledi. Bunun başlıca nedeni, politika belirsizliği ve girdi maliyetlerindeki artış. Trump'ın Çin ile ticaret savaşı, tedarik zincirlerini bozarken, birçok şirket yeni yatırım kararlarını erteliyor. Otomotiv, elektronik ve makine imalatı gibi sektörlerde kapasite kullanım oranları düşüş trendinde.
Uzmanlar, Trump'ın "Amerika'yı Yeniden Büyük Yap" sloganıyla başlattığı hamlenin, sanayi politikaları arasındaki tutarsızlık nedeniyle istenen sonucu vermediğini belirtiyor. Örneğin, enerji maliyetlerindeki artış ve işgücü piyasasındaki daralma, imalatçıların rekabet gücünü zayıflatıyor. Ayrıca, Fed'in faiz artırımları, kredi maliyetlerini yükselterek yatırımları daha da zorlaştırıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin imalat hedeflerindeki bu duraklama, küresel tedarik zincirlerini de etkiliyor. Özellikle Asya-Pasifik ülkeleri, ABD pazarına yönelik ihracatlarında dalgalanmalar yaşıyor. Çin, ABD'nin tarifelerine karşılık olarak kendi imalat sektörünü güçlendirirken, Avrupa Birliği de yeşil dönüşüm ve dijitalleşme yatırımlarıyla farklı bir rota izliyor. Bu durum, küresel imalat haritasının yeniden şekillenmesine yol açıyor.
Gelişmekte olan ülkeler, ABD'nin içe kapanma eğiliminden olumsuz etkileniyor. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, küresel ticaret hacmi yavaşlarken, korumacılık önlemleri artıyor. Uzmanlar, ABD'nin imalat hedefinin başarısız olması durumunda, küresel ticaret ikliminin daha da gerilebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD imalat sektöründeki bu durgunluk, Türkiye için hem risk hem de fırsat barındırıyor. Türkiye, özellikle otomotiv ve beyaz eşya gibi sektörlerde ABD'ye ihracat yapıyor. ABD pazarındaki talep daralması, kısa vadede ihracat gelirlerini olumsuz etkileyebilir. Ancak, ABD'nin yerli üretim hedefinin aksaması, Türkiye'nin üretim üssü olarak cazibesini artırabilir. Özellikle enerji maliyetleri ve işgücü verimliliği açısından rekabetçi olan Türkiye, ABD'li şirketlerin tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabalarından yararlanabilir. Bununla birlikte, küresel ticaretteki korumacı eğilimler, Türkiye'nin ihracat odaklı büyüme stratejisini zorlayabilir. Ankara'nın, ABD ile ticari ilişkilerini çeşitlendirerek ve yeni pazarlara açılarak bu belirsizlik ortamına uyum sağlaması gerekiyor.