Başkan Donald Trump, ikinci döneminde ABD ordusunun küresel operasyon sahasını belirgin şekilde genişletti. Beyaz Saray'dan alınan bilgilere göre, Amerikan güçleri Doğu Pasifik'te uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen tekneleri hedef alırken, bir yandan da İran ile gerginlik devam ediyor. Yetkililer, bu harekâtların Trump yönetiminin ulusal güvenlik önceliklerinin bir parçası olduğunu ve uyuşturucu kartelleri ile terör örgütlerine karşı mücadelede yeni bir aşamayı temsil ettiğini belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Trump yönetimi, özellikle Latin Amerika'dan ABD'ye yönelen uyuşturucu akışını kesmek amacıyla deniz operasyonlarını yoğunlaştırdı. Donanma ve Sahil Güvenlik unsurları, Doğu Pasifik'te uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle durdurulan teknelerde aramalar yapıyor. Son haftalarda bu kapsamda çok sayıda kokain ve eroin ele geçirildiği bildiriliyor. Öte yandan İran ile nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle devam eden gerginlik, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığını da artırmasına neden oldu. Amerikan savaş uçakları ve donanma gemileri, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda devriye görevlerini sıklaştırdı.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD'nin askeri operasyonlarındaki bu genişleme, uluslararası toplumda farklı tepkilere yol açıyor. Özellikle uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele, birçok Latin Amerika ülkesi tarafından desteklenirken, İran'a yönelik baskı politikası bölgesel tansiyonu yükseltiyor. Uzmanlar, bu durumun küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara ve petrol fiyatlarında artışa yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, ABD'nin Asya-Pasifik'teki askeri varlığını artırması, Çin ve Rusya ile rekabeti daha da kızıştırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin askeri operasyonlarındaki bu genişleme, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir gelişme olmasa da dolaylı yansımaları bulunuyor. Özellikle İran ile gerilimin tırmanması, Türkiye'nin enerji ithalatında önemli bir rol oynayan bölgede istikrarsızlığı artırabilir. Aynı zamanda uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele, Türkiye'nin de sınır güvenliği ve organize suçlarla mücadele politikalarına benzer bir yaklaşımı yansıtıyor. Ankara, ABD'nin bu adımlarını yakından takip ederken, kendi güvenlik çıkarları açısından dengeli bir pozisyon almayı hedefliyor.