ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası deniz trafiğine açık olduğunu ve bu stratejik su yolundan geçiş yapan gemilerden alınacak ücretlerin İran tarafından değil, Amerika Birleşik Devletleri tarafından tahsil edileceğini duyurdu. Trump, Oval Ofis'te gazetecilere yaptığı açıklamada, "Boğaz açık ve geçiş ücretlerini biz toplayacağız, onlar değil" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İran'ın daha önce boğazı kapatma tehditlerine ve bölgedeki artan gerginliğe karşılık olarak geldi.
Gelişmenin arka planı: Petrol ticaretinin kalbi Hürmüz
Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan dar bir su yoludur. İran, yıllardır bu boğaz üzerinde egemenlik iddiasında bulunuyor ve zaman zaman askeri tatbikatlarla güç gösterisi yapıyor. Son haftalarda Tahran yönetimi, uluslararası yaptırımlar ve petrol ihracatındaki kısıtlamalar nedeniyle boğazı kapatma tehdidini yeniden gündeme getirmişti.
Trump yönetimi ise bu tehditlere karşılık olarak bölgedeki askeri varlığını artırdı ve ABD Donanması'na bağlı savaş gemileri boğazda devriye gezmeye başladı. Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, "Hürmüz Boğazı uluslararası sulardır ve hiçbir ülkenin buradan geçişi engelleme hakkı yoktur. ABD, serbest ticaretin ve enerji akışının güvenliğini sağlamak için gerekli tüm tedbirleri alacaktır" denildi.
Bölgesel ve küresel boyut: Petrol fiyatları ve güvenlik riski
Trump'ın bu açıklaması, küresel petrol piyasalarında dalgalanmaya neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı, haberin ardından yüzde 2'nin üzerinde yükselerek 75 dolar seviyesine yaklaştı. Uzmanlar, boğazda olası bir krizin petrol fiyatlarını katlayabileceği ve küresel ekonomiyi resesyona sürükleyebileceği konusunda uyarıyor. Bu arada Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt gibi Körfez ülkeleri, boğazın güvenliğinin sağlanması için ABD'nin çağrısına destek verdi.
İran ise Trump'ın sözlerine sert tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Hürmüz Boğazı İran'ın egemenlik alanıdır ve buradaki geçiş ücretlerini toplama hakkı sadece bize aittir. ABD'nin bu açıklaması uluslararası hukuka aykırıdır" dedi. Çin ve Rusya ise taraflara itidal çağrısında bulunarak, diyalog yoluyla bir çözüm bulunmasını istedi.
Uzmanlar, Trump'ın bu çıkışının aslında İran'a yönelik maksimum baskı politikasının bir parçası olduğunu ve Tahran yönetimini müzakere masasına oturtmayı hedeflediğini belirtiyor. Ancak bu hamlenin aynı zamanda ABD ile İran arasında sıcak bir çatışma riskini de artırdığına dikkat çekiyorlar.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal ettiği için Hürmüz Boğazı'ndaki istikrar doğrudan enerji güvenliğini etkiliyor. Boğazın kapanması veya geçiş ücretlerinin artması, Türkiye'nin özellikle İran ve Körfez ülkelerinden yaptığı ham petrol ve doğal gaz ithalatını sekteye uğratabilir. Ayrıca ABD'nin bölgede daha aktif bir rol üstlenmesi, Türkiye'nin İran'la olan diplomatik ve ticari ilişkilerini dengelemeyi zorlaştırabilir. Ankara'nın bu gelişmeyi yakından takip ederek hem enerji arz güvenliğini sağlama hem de bölgesel gerginliklerde arabuluculuk rolünü koruma stratejisi izlemesi bekleniyor.