ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda İran'a ait askeri veya sivil gemilere yönelik her saldırıya karşılık olarak Tahran'ın bir köprüsünü ya da enerji santralini yok edeceklerini söyledi. Trump'ın bu açıklaması, Washington ile Tahran arasında karşılıklı saldırıların devam ettiği, bölgedeki füze alarmlarının yükseldiği ve diplomasi çabalarının tıkandığı bir döneme denk geldi. Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, Başkan'ın ulusal güvenlik ekibiyle yaptığı toplantıda bu tehdidi dile getirdiği belirtildi.
Gelişmenin arka planı
Trump'ın tehdidi, İran'ın geçtiğimiz hafta Umman Körfezi'nde bir tankere düzenlediği insansız hava aracı saldırısının ardından geldi. İran Devrim Muhafızları, saldırıyı üstlenmezken, ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM) saldırının İran'a ait olduğunu iddia eden kanıtlar yayınladı. Buna karşılık ABD, Suriye'de İran destekli gruplara yönelik hava saldırıları düzenledi. Böylece iki ülke arasındaki gerilim, Ocak 2020'de General Kasım Süleymani'nin öldürülmesinden bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Hürmüz Boğazı, dünya ham petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu. İran, 2019'da iki kez petrol tankerlerine el koymuş ve mayın döşemişti. Şimdi ise Trump yönetimi, Tahran'ın bu tür eylemlerine karşı "orantısız ve yıkıcı" bir yanıt vermeyi planlıyor. Beyaz Saray sözcüsü yaptığı açıklamada, "Başkan, İran'ın altyapısını hedef alarak onlara uluslararası deniz ticaretine yönelik saldırıların bedelini ödeteceğiz" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın tehdidi, bölgedeki müttefikler arasında endişeye yol açtı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'la açık bir savaşa sürüklenmek istemiyor. Öte yandan, İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, "Trump'ın tehditleri Birleşmiş Milletler Şartı'nı ihlal ediyor ve bölgesel barışı tehlikeye atıyor" dedi. Zarif, ayrıca ABD'nin İran'a yönelik "ekonomik terörizm" politikasının başarısız olduğunu savundu.
Uzmanlar, Trump'ın seçim öncesi İran'a karşı sert bir duruş sergileyerek oy toplamaya çalıştığını belirtiyor. Ancak bu tür bir çatışmanın küresel petrol fiyatlarını fırlatabileceği ve dünya ekonomisini zor durumda bırakabileceği uyarısı yapılıyor. Uluslararası Enerji Ajansı, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması halinde petrol arzının günde 17 milyon varil azalacağını tahmin ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimden doğrudan etkilenir. Petrol fiyatlarındaki olası bir sıçrama, Türkiye'nin cari açığını ve enflasyonunu artırabilir. Ayrıca, İran'la komşu olan Türkiye, olası bir ABD-İran çatışmasında sınır güvenliği ve mülteci akını riskiyle karşı karşıya kalabilir. Ankara, şu ana kadar temkinli bir dil kullanarak tarafları sağduyuya çağırmış ve diplomasiyi desteklemiştir. Ancak gerilim tırmanırsa, Türkiye'nin NATO müttefiki ABD ile enerji ortağı İran arasında denge politikası izlemesi giderek zorlaşacaktır.