ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri'nin Hürmüz Boğazı'nın 'garantörü' olacağını ve boğazdan geçen tüm yükler için yüzde 20 oranında bir geçiş ücreti alınacağını duyurdu. Trump'ın bu açıklaması, küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip olan boğazda yeni bir dönemin başlayabileceğine işaret ediyor. Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin taşındığı stratejik bir su yoludur ve bu tür bir müdahale, uluslararası deniz hukuku ve bölgesel dengeler açısından ciddi yankı uyandıracak nitelikte.
Gelişmenin arka planı
Trump, Truth Social'daki paylaşımında, "ABD, Hürmüz Boğazı'nın garantörü olacak. Yüzde 20 geçiş ücreti ile birlikte bu, Amerikan halkı için büyük bir kazanç olacak" ifadelerini kullandı. Trump'ın bu sözleri, daha önce İran'ın boğazı kapatma tehditlerine karşı bir yanıt olarak yorumlanıyor. İran, geçmişte ABD yaptırımlarına karşılık Hürmüz Boğazı'nı kapatmakla tehdit etmişti. Ancak Trump'ın bu planı, uluslararası hukuk çerçevesinde tartışmalıdır; çünkü boğaz, 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne göre transit geçiş rejimine tabidir ve tek bir devletin bu tür bir ücret talep etmesi hukuki olarak sorunlu görünmektedir.
Trump yönetiminin bu hamlesi, özellikle boğazı kullanan Çin, Japonya, Güney Kore ve Hindistan gibi büyük enerji ithalatçıları üzerinde doğrudan etkili olacak. Ayrıca, Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri, ihracatlarının büyük bölümünü bu boğaz üzerinden yapmaktadır. Trump'ın planı, bu ülkelerle ABD arasındaki ilişkileri de etkileyebilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Hint Okyanusu'na bağlayan dar bir su yoludur. Dünya petrol rezervlerinin yaklaşık üçte biri bu bölgede bulunuyor ve günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol boğazdan geçiyor. Boğazın kontrolü, küresel enerji güvenliği için hayati öneme sahiptir. Trump'ın bu açıklaması, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artıracağı ve İran'ı hedef alan politikalarının dozunu yükselteceği şeklinde yorumlanıyor. ABD Donanması halihazırda bölgede devriye geziyor ve Bahreyn'de Beşinci Filo üssü bulunuyor. Ancak, yüzde 20'lik bir geçiş ücreti, uluslararası deniz ticaret hukukunda benzeri görülmemiş bir uygulama olacak.
Uzmanlar, böyle bir ücretin küresel petrol fiyatlarını artırabileceğini ve enflasyonist baskı yaratabileceğini belirtiyor. Ayrıca, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin bu duruma tepki göstermesi bekleniyor. Çin, bölgede İran ile yakın ilişkilerini sürdürüyor ve ABD'nin bu hamlesine karşı alternatif güzergâhlar arayışına girebilir. Rusya ise Trump'ın planını, uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirerek kınayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Hürmüz Boğazı'na doğrudan kıyıdaş olmasa da, bu gelişme Türk dış politikası ve enerji güvenliği açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal etmektedir ve küresel petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye ekonomisi üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca, ABD'nin boğazda garantörlük iddiası, uluslararası deniz hukuku ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi gibi Türkiye'nin hassas olduğu konularda emsal teşkil edebilir. Türkiye, Montrö Sözleşmesi ile Çanakkale ve İstanbul Boğazları'ndaki haklarını korumaktadır. Bu nedenle, bir boğazda tek taraflı ücret uygulaması, Türkiye'nin boğazlar rejimine ilişkin endişelerini artırabilir.