ABD Başkanı Donald Trump, Yüksek Mahkeme'nin Haziran ayında engellediği Federal Rezerv (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook'u görevden alma çabasını yeniden başlattı. Beyaz Saray başkan yardımcısı Dan Scavino'nun Çarşamba günü tarihli bir mektubunda, başkanın Cook'u görevden almayı 'değerlendirdiği' belirtildi. Bu gelişme, ABD merkez bankasının bağımsızlığı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin arka planı
Lisa Cook, 2022 yılında Başkan Joe Biden tarafından Fed Yönetim Kurulu'na atanmıştı. Cook, Michigan State Üniversitesi'nde ekonomi profesörü olarak görev yapmış, makroekonomi ve iktisat tarihi alanlarındaki uzmanlığıyla tanınmıştı. Fed Yönetim Kurulu'nda görev yapan ilk Afrikalı-Amerikalı kadın olma özelliğini taşıyor. Trump, ilk döneminde Fed'e yönelik sert eleştirileriyle biliniyor; özellikle faiz politikalarını ve Fed Başkanı Jerome Powell'ı sık sık hedef almıştı.
Trump'ın Cook'u görevden alma girişimi, ABD hukuk sisteminde tartışmalara yol açmıştı. Anayasa hukukçuları, başkanın Fed yönetim kurulu üyelerini 'görevi kötüye kullanma' nedeniyle görevden alabileceğini ancak politika anlaşmazlıklarının bu kapsama girmediğini savunuyor. Yüksek Mahkeme, Haziran ayında Trump'ın ilk girişimini engellemiş ve bu konudaki hukuki süreci kesinleştirmişti. Ancak Beyaz Saray, yeni mektupla bu kararı dolanmaya çalışıyor.
Scavino'nun mektubunda, 'Başkan, Sn. Cook'un görevden alınmasını değerlendiriyor' ifadesine yer verildi. Beyaz Saray sözcüsü, konuyla ilgili ayrıntılı bir açıklama yapmadı ancak başkanın Fed'in bağımsızlığına saygı duyduğunu ancak politika uyumunun önemli olduğunu vurguladı. Fed'den ise henüz resmi bir yorum gelmedi. Ancak kaynaklar, Cook'un görevini sürdürme kararlılığında olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, ABD merkez bankasının bağımsızlığı konusunda küresel piyasalarda endişe yaratıyor. Fed, dünyanın en etkili merkez bankası olarak küresel finansal istikrarın teminatı olarak görülüyor. Başkanın Fed üyelerini görevden alma girişimi, merkez bankasının siyasallaşması riskini artırıyor. Ekonomistler, Fed'in bağımsızlığının zedelenmesi durumunda enflasyon beklentilerinin bozulabileceği ve piyasalarda oynaklığın artabileceği uyarısında bulunuyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası yetkilileri, merkez bankalarının bağımsızlığının ekonomik istikrarsızlıkların önlenmesinde kritik olduğunu defalarca vurguladı. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, ABD faiz politikalarındaki belirsizliğin kendi para birimleri üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğinden endişe ediyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) yetkilileri de bu durumun küresel ticaret ve sermaye akımları üzerinde dalgalanma yaratabileceğini belirtiyor.
Analistler, Trump'ın bu hamlesinin sadece Cook ile sınırlı kalmayabileceğini, Fed Başkanı Powell'ın görev süresinin 2026'da dolacağını hatırlatarak, başkanın Fed'in tamamını etkisi altına alma stratejisinin bir parçası olabileceğini değerlendiriyor. Ayrıca, bu girişimin ABD Kongresi'nde de tartışmalara yol açması bekleniyor; bazı senatörler, Fed'in siyasi baskı altına alınmasının ülkenin ekonomik güvenliğini tehlikeye atacağını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye ekonomisi ve dış politikası açısından dolaylı etkilere sahip olabilir. Fed'in bağımsızlığının zedelenmesi, küresel para politikalarında belirsizliğe yol açabilir; bu da gelişmekte olan ülkelerin para birimleri ve sermaye akımları üzerinde baskı oluşturabilir. Türkiye gibi yüksek dış finansman ihtiyacı olan ülkeler, ABD faiz politikalarındaki değişikliklere duyarlıdır. Ayrıca, Türkiye'nin son dönemde dış politikada ABD ile yaşadığı gerilimler göz önüne alındığında, ABD yönetiminin merkez bankası gibi kritik kurumlara müdahalesi, uluslararası alanda güven bunalımını artırabilir. Türkiye, kendi merkez bankasının bağımsızlığını koruma mücadelesi verirken, ABD'deki bu tür gelişmeler, küresel ekonomik yönetişimdeki standartların zayıflamasına işaret ediyor.