ABD'de 3 Kasım ara seçimlerine iki ay kala, Newsweek'in eyalet bazında yaptığı analiz, Başkan Donald Trump'ın onay oranlarının ikinci döneminin başındaki seviyelerin altına gerilediğini ortaya koydu. Ülke genelinde desteğin zayıflaması, Cumhuriyetçi Parti'nin Kongre çoğunluğunu koruma hedefi açısından kritik bir uyarı olarak değerlendiriliyor. Anket verileri, özellikle salıncak eyaletlerde Başkan'ın popülaritesindeki erimeye işaret ediyor.
Onay Oranlarındaki Düşüşün Arka Planı
Newsweek'in derlediği eyalet bazlı verilere göre, Trump'ın ulusal onay ortalaması yüzde 40'lı seviyelerin altına inmiş durumda. Görevdeki ilk aylarında yüzde 47-48 bandında seyreden destek, ekonomik dalgalanmalar, enflasyon baskısı ve bazı tartışmalı kararların ardından aşınmış görünüyor. Analiz, Başkan'ın özellikle 2024 seçimlerinde kazandığı bazı eyaletlerde bile ivmesini kaybettiğini gösteriyor.
Salıncak eyaletlerde durum daha çarpıcı. Wisconsin, Michigan, Pennsylvania, Georgia ve Arizona gibi seçim sonucunu belirleyen eyaletlerde onay oranlarındaki düşüş, Cumhuriyetçi adaylar için risk oluşturuyor. Buna karşılık, kırsal ağırlıklı ve muhafazakâr eyaletlerde Trump'a desteğin görece istikrarlı kaldığı görülüyor. Bu tablo, partinin seçim stratejisini eyalet bazında farklılaştırmasını gerekli kılıyor.
Uzmanlar, onay oranlarındaki bu gerilemenin tek bir nedene bağlanamayacağını belirtiyor. Enflasyonun hane halkı üzerindeki etkisi, göçmenlik politikalarına dair tartışmalar ve dış politika gündemi, seçmen davranışını şekillendiren başlıca faktörler arasında. Ayrıca, ara seçimlerin geleneksel olarak iktidardaki partinin aleyhine sonuçlanma eğilimi, Cumhuriyetçilerin işini zorlaştırıyor.
Ara Seçimler ve Kongre Dinamikleri
ABD ara seçimleri, Temsilciler Meclisi'nin tamamı ile Senato'nun üçte birinin yenileneceği kritik bir süreç. Mevcut tabloda Cumhuriyetçiler her iki kanatta da çoğunluğu elinde bulunduruyor. Ancak onay oranlarındaki düşüş, özellikle Temsilciler Meclisi'nde 20-30 sandalyelik bir kayıp riskini gündeme getiriyor. Senato'da ise Cumhuriyetçilerin savunması gereken koltuk sayısı az olsa da, salıncak eyaletlerdeki hava koşulları belirleyici olacak.
Demokratlar, Trump'ın zayıflayan konumunu kendi lehlerine çevirmek için ekonomi ve sağlık gibi konulara odaklanmış durumda. Parti stratejistleri, Başkan'ın düşen onay oranlarını yerel adaylara bağlamaya çalışıyor. Cumhuriyetçiler ise kendi seçmen tabanını konsolide etmek ve ekonomik mesajları öne çıkarmak stratejisini izliyor.
Beyaz Saray'dan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak anket sonuçları, önümüzdeki iki ayın kampanya stratejileri için belirleyici olacağını gösteriyor. Posta yoluyla oy kullanma, erken oylama ve seçim güvenliği tartışmaları da süreci etkileyecek diğer başlıklar arasında.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki siyasi tablo, Washington'un dış politika yönelimini de doğrudan etkiliyor. Ara seçim öncesi dönemde Başkan'ın elinin zayıflaması, Ukrayna'ya askeri yardım, NATO'nun güneydoğu kanadı, Orta Doğu'daki güvenlik denklemleri ve Çin ile ticaret müzakereleri gibi konularda karar alma süreçlerini yavaşlatabilir. Kongre'deki güç dengesinin değişmesi, yaptırım rejimleri ve savunma bütçeleri üzerinde de belirleyici olacak.
Avrupa başkentleri ve Asya-Pasifik'teki müttefikler, ABD'nin iç siyasetindeki dalgalanmaları yakından izliyor. Özellikle ticaret tarifeleri ve iklim politikaları gibi alanlarda olası bir Kongre değişikliği, küresel ekonomik dengeleri etkileyebilir. Uluslararası yatırımcılar da seçim belirsizliğini fiyatlamaya başlamış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de ara seçim öncesi Başkan Trump'ın onay oranlarındaki düşüş, Türkiye-ABD ilişkileri açısından temkinli bir iyimserlik yaratabilir. Kongre'deki güç dengesinin değişmesi, Türkiye'ye yönelik yaptırım tartışmaları, F-16 satışı ve terörle mücadele konularında yeni bir sayfa açabilir. Ancak seçim belirsizliği, ikili ilişkilerde karar alma süreçlerini yavaşlatabilir. Ankara, Washington'daki siyasi tabloyu yakından izleyerek stratejik önceliklerini korumaya çalışacaktır.