Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın ulusal güvenlik danışman yardımcısı Victoria Coates, Tahran yönetimiyle yürütülen müzakerelerin 'büyük olasılıkla zaman kaybı' olduğunu söyledi. Coates, Trump'ın Çarşamba günü gazetecilere yaptığı 'Artık İran'la uğraşmak istemiyorum' açıklamasına katıldığını belirtti. Eski danışman, İran'ın müzakereci ekibinin güvenilmez olduğunu ve mevcut diplomatik sürecin somut bir sonuç vermeyeceğini öne sürdü. Bu açıklamalar, ABD-İran arasında devam eden nükleer müzakerelerin tıkandığı bir dönemde geldi.
Gelişmenin arka planı
Victoria Coates, Trump yönetiminin son döneminde ulusal güvenlik danışman yardımcısı olarak görev yapmış ve İran konusunda sertlik yanlısı tutumuyla biliniyordu. Trump yönetimi, 2018 yılında İran nükleer anlaşmasından çekilmiş ve Tahran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koymuştu. Coates, bu politikaların arkasındaki isimlerden biriydi.
Trump'ın son açıklaması, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin müzakere masasına dönme sinyali verdiği bir döneme denk geldi. Coates, İran'ın nükleer faaliyetlerini durdurma niyetinin samimi olmadığını ve Tahran'ın zaman kazanmaya çalıştığını iddia etti. Eski danışman, 'Müzakereler sadece İran'a daha fazla zaman kazandırır ve onların nükleer programlarını ilerletmelerine izin verir' dedi.
Coates, Trump yönetiminin İran'ı ekonomik olarak köşeye sıkıştırma stratejisinin doğru olduğunu ancak Biden yönetiminin bu stratejiden vazgeçtiğini savundu. Biden yönetimi, Trump'ın aksine diplomasiye öncelik veriyor ve İran'ı nükleer anlaşmaya geri dönmeye ikna etmeye çalışıyor. Ancak şu ana kadar müzakerelerde kayda değer bir ilerleme sağlanamadı.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD-İran ilişkilerindeki bu gerginlik, Ortadoğu'da dengeleri etkiliyor. İran'ın nükleer programı, İsrail ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkelerinde ciddi endişelere yol açıyor. İsrail, İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek için askeri seçenekleri masada tutarken, Suudi Arabistan da kendi nükleer programını hızlandırmış durumda.
Bu çıkmaz, küresel enerji piyasalarını da etkiliyor. İran'ın petrol ihracatına yönelik yaptırımlar, küresel petrol fiyatlarını yukarı çekiyor. Uzmanlar, müzakerelerin başarısız olması halinde fiyatların daha da artabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, İran'ın nükleer programındaki ilerleme, bölgede bir silahlanma yarışını tetikleyebilir.
Rusya ve Çin, İran'a verdikleri destekle ABD'nin yaptırım politikalarını zayıflatıyor. Moskova, İran'la askeri işbirliğini artırırken, Pekin de Tahran'dan petrol alımını sürdürüyor. Bu durum, ABD'nin İran üzerindeki baskı araçlarını sınırlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'la müzakerelerin tıkanması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve güney sınırlarındaki istikrar açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, doğalgaz ve petrol ihtiyacının bir kısmını İran'dan karşılıyor; bu nedenle İran'a yönelik yaptırımlar Ankara'nın enerji maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, İran'ın nükleer programındaki belirsizlik, bölgesel bir silahlanma yarışını tetikleme riski taşıyor. Türkiye, İran'ın izolasyonunun bölgesel dengeleri bozmasından endişe ediyor ve diplomatik çözüme öncelik veriyor. Ankara'nın, hem ABD ile ilişkilerini dengelemek hem de enerji arz güvenliğini sağlamak için çok yönlü bir dış politika izlemesi bekleniyor.