ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci döneminin başından bu yana en önemli demografik desteği olan erkek seçmenler arasındaki onay oranı 37 net puan düşerek tarihi bir düşüş yaşadı. Bu gerileme, Trump'ın yeniden seçilme şansını ve Cumhuriyetçi Parti'nin 2026 ara seçimlerindeki performansını doğrudan etkileyebilecek kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Anket verilerine göre, Ocak 2025'te yüzde 55 civarında olan erkek seçmen desteği, Kasım 2025 itibarıyla yüzde 36'ya kadar indi. Özellikle beyaz, üniversite mezunu olmayan erkeklerdeki düşüş daha belirgin olurken, genç erkek seçmenlerin de Demokrat Parti'ye yöneldiği görülüyor.
Düşüşün arka planı
Trump'ın ikinci döneminde izlediği politikalar, özellikle ekonomi ve işsizlik konularında erkek seçmenlerin beklentilerini karşılamadı. Tarım dışı istihdam verileri yıl boyunca dalgalı bir seyir izlerken, imalat sektöründeki iş kayıpları erkek çalışanları orantısız şekilde etkiledi. Fed'in faiz politikalarına yönelik artan eleştiriler ve ticaret savaşlarının tırmanması, iş dünyasında belirsizliği artırdı.
Ayrıca, Trump'ın göç ve sağlık politikalarındaki tutumu da erkek seçmenler arasında bölünmelere yol açtı. Başkanın COVID-19 salgını sonrası sağlık harcamalarında kesintiye gitmesi, özellikle orta yaşlı erkekler arasında tepki çekti. Sosyal medyada yürütülen kampanyalar ve mitinglerdeki agresif dilin, bağımsız erkek seçmenleri uzaklaştırdığı belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu düşüş sadece iç politikayı değil, ABD'nin uluslararası itibarını da etkiliyor. Trump yönetiminin NATO müttefiklerine yönelik sert tutumu ve Ukrayna'daki savaşa dair belirsiz mesajları, Avrupalı liderler arasında endişe yaratıyor. Erkek seçmenlerin desteğinin azalması, Trump'ın ikinci döneminin son yılında dış politikada daha öngörülemez adımlar atmasına neden olabilir. Özellikle Çin ile ticaret savaşlarının derinleşmesi ve Orta Doğu'da İran'a yönelik yeni yaptırımlar, küresel piyasalarda dalgalanmaya yol açtı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın erkek seçmen nezdindeki düşüşü, ABD'de 2026 ara seçimleri öncesinde siyasi dengeleri değiştirebilir. Türkiye açısından bu durum, ABD ile ilişkilerde bir dönüm noktası olabilir. Zayıflayan bir başkan, F-16 modernizasyonu ve S-400 krizinin çözümü gibi konularda Kongre'nin etkisini artırabilir. Ayrıca, Biden döneminde başlayan diyalog kanallarının Trump'ın popülaritesindeki düşüşten etkilenmesi olası. Türkiye, ABD iç siyasetindeki bu değişimleri yakından izlemeli ve olası yeni dengelere göre diplomatik adımlarını şekillendirmelidir.