ABD Başkanı Donald Trump'ın erkek seçmenler arasındaki net onay oranı, yeni yayımlanan bir ankete göre belirgin bir düşüş gösterdi. Bu gelişme, erkeklerin 2024 başkanlık seçimlerinde Trump'ın en güçlü ve sadık destek bloklarından birini oluşturması nedeniyle siyasi kulislerde önemle tartışılıyor. Trump'ın erkekler arasındaki popülaritesindeki bu erime, Başkan'ın yeniden seçilme şansı ve Cumhuriyetçi Parti'nin önümüzdeki dönem stratejileri açısından kritik bir uyarı işareti olarak yorumlanıyor.
Anketin detayları ve sonuçların perde arkası
Saygın anket kuruluşlarından birinin gerçekleştirdiği çalışmaya göre, Trump'ın erkek seçmenler arasındaki net onayı yüzde 10 puanın üzerinde bir düşüşle son bir ayda yüzde 45'ten yüzde 35'e geriledi. Ankete katılan erkekler, özellikle ekonominin yönetimi, sağlık politikaları ve dış ilişkilerdeki tutarsızlıklar konusunda memnuniyetsizliklerini dile getirdi. Uzmanlar, bu düşüşte özellikle genç erkek seçmenler ve beyaz yakalı çalışanlar arasındaki desteğin azalmasının rol oynadığını belirtiyor. Trump'ın son dönemdeki söylemleri ve sosyal medya paylaşımlarının da bu kitleyi uzaklaştırdığı ifade ediliyor.
Seçim analistleri, erkek seçmenler arasındaki bu erozyonun sadece rakamsal bir düşüş olmadığını, aynı zamanda Trump'ın geleneksel tabanında bir kırılmaya işaret edebileceğini vurguluyor. 2024 seçimlerinde erkeklerin yüzde 55'nin Trump'a oy verdiği hatırlatılıyor. Bu oranın korunamaması halinde Başkan'ın yeniden seçilme şansının ciddi şekilde zedeleneceği öngörülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Onay oranlarındaki düşüşün ABD siyasetine yansımaları
Trump'ın onay oranlarındaki bu dalgalanma, yalnızca iç siyaseti değil, ABD'nin uluslararası ilişkilerini de etkileyebilir. Zayıflayan bir başkanın müttefikler nezdinde güvenilirliği azalırken, rakipler için ise fırsat penceresi açılabilir. Örneğin, Çin ve Rusya gibi rakipler, ABD'deki siyasi istikrarsızlıktan faydalanarak kendi müzakerelerinde daha sert bir tutum benimseyebilir. Öte yandan Avrupalı müttefikler, Trump'ın düşen popülaritesinin NATO ve transatlantik ilişkilere olası etkilerini endişeyle izliyor.
Küresel piyasalar da bu tür siyasi dalgalanmalara karşı hassastır. Trump'ın ekonomi politikalarına yönelik güvensizlik, doların değerinde dalgalanmalara ve yatırımcıların risk iştahında azalmaya yol açabilir. Uzmanlar, özellikle ticaret savaşları ve tarifeler konusunda belirsizliğin sürmesi halinde küresel ticaret akışlarının olumsuz etkilenebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın erkek seçmenler arasındaki onay oranlarındaki düşüş, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de ABD'nin iç siyasetindeki bu tür değişimler, Washington'un dış politika önceliklerini ve karar alma süreçlerini şekillendirebilir. Zayıflayan bir başkan, özellikle Suriye, Doğu Akdeniz ve savunma işbirliği gibi konularda tutarsız veya gecikmiş adımlar atabilir. Türkiye'nin NATO müttefiki olarak ABD'den beklentileri, bu dönemde daha da önem kazanmaktadır. Ayrıca, Trump yönetiminin F-35 ve S-400 krizindeki tutumu, onay oranlarından bağımsız olarak Şubat 2025 itibarıyla hâlâ çözümsüz kalmıştır.