NATO'nun 75. kuruluş yıl dönümü zirvesi, 9-11 Temmuz tarihlerinde ABD'nin başkenti Washington'da başlıyor. Zirveye ittifakın 32 üye ülkesinin devlet ve hükümet başkanları katılırken, masada Rusya-Ukrayna savaşı, savunma harcamaları ve ittifakın geleceği gibi kritik başlıklar yer alıyor. ABD'de kasım ayında yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde eski Başkan Donald Trump'ın NATO'ya yönelik eleştirileri ve Avrupa'nın rekor savunma bütçeleri zirveye damgasını vuruyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, zirvenin ittifakın dayanışmasını pekiştireceğini belirtirken, gözler ABD Başkanı Joe Biden ve diğer liderlerin Ukrayna'ya yönelik yeni taahhütlerine çevrilmiş durumda.
Zirvenin Arka Planı: Trump Uyarıları ve Avrupa'nın Yanıtı
NATO zirvesi, eski Başkan Donald Trump'ın ittifak üyelerine yönelik sert uyarılarının gölgesinde başlıyor. Trump, seçilmesi halinde NATO'yu yeniden değerlendireceğini ve savunma harcamalarını GSYİH'nın yüzde 2'sine çıkarmayan üyeleri savunmayabileceğini sinyalini verdi. Bu açıklamalar, Avrupa ülkelerini savunma bütçelerini artırmaya itti. Almanya, Fransa ve İngiltere'nin de aralarında bulunduğu birçok NATO üyesi, 2024 yılı için rekor düzeyde savunma harcaması planladıklarını açıkladı. Polonya ve Baltık ülkeleri ise Rusya tehdidine karşı savunma harcamalarını GSYİH'nın yüzde 3'ünün üzerine çıkardı. Zirvede, bu harcamaların sürdürülebilirliği ve NATO'nun caydırıcılık kapasitesinin güçlendirilmesi ele alınacak.
Ukrayna'nın NATO üyelik süreci de zirvenin önemli gündem maddelerinden biri. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'in de katılacağı zirvede, Kiev yönetiminin ittifaka entegrasyonu için bir yol haritası belirlenmesi bekleniyor. Ancak Macaristan ve Slovakya gibi bazı üyelerin Ukrayna'ya askeri yardım konusundaki çekinceleri, ortak bir tutumun oluşmasını zorlaştırabilir. NATO yetkilileri, Ukrayna'nın savaş sürecinde kazandığı deneyimlerin ittifaka değer katacağını vurgulasa da, üyelik için savaşın bitmesi ve reformların tamamlanması gerektiği ifade ediliyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut: Asya-Pasifik ve Savunma Sanayii
Zirvede NATO'nun küresel ortaklıkları da masaya yatırılacak. İttifak, Çin'in yükselişi ve Hint-Pasifik bölgesindeki gerginlikler nedeniyle Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda ve Güney Kore gibi müttefiklerle işbirliğini derinleştirmeyi planlıyor. Bu ülkelerin liderlerinin de katılacağı zirvede, Çin'in Rusya'ya verdiği destek ve Tayvan konusundaki endişeler ele alınacak. NATO'nun Çin'i 'sistematik bir rakip' olarak tanımladığı yeni stratejik konsept kapsamında, Hint-Pasifik bölgesinde deniz güvenliği ve siber savunma gibi alanlarda ortak çalışmalar yapılması hedefleniyor.
Savunma sanayii alanındaki işbirliği de zirvenin önemli başlıklarından. Ukrayna savaşıyla birlikte mühimmat stokları tükenen üye ülkeler, ortak tedarik ve üretim mekanizmaları oluşturmayı tartışacak. NATO'nun savunma yatırımlarını artırması, özellikle Türkiye gibi savunma sanayiinde güçlü olan ülkeler için yeni fırsatlar da yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
NATO Zirvesi, Türkiye'nin ittifak içindeki konumunu yeniden tanımlaması açısından kritik. Türkiye, savunma harcamalarını GSYİH'nın yüzde 2'sinin üzerine çıkararak NATO standartlarını karşılıyor ve bu durum, Trump'ın olası bir yönetiminde elini güçlendirebilir. Ancak Türkiye'nin Rusya ile ilişkileri ve S-400 meselesi, ABD ile gerilimi sürdürüyor. Zirvede Türkiye'nin F-16 tedariki ve İsveç'in NATO üyeliğinin onaylanması gibi konuların ele alınması bekleniyor. Ayrıca, NATO'nun Doğu Akdeniz ve Karadeniz'deki politikaları, Türkiye'nin çıkarlarıyla doğrudan örtüşüyor. Türkiye, ittifakın bu bölgelerdeki caydırıcılığını güçlendirecek adımlar atılmasını desteklerken, Yunanistan ile olan anlaşmazlıkları da gündeme getirebilir.