ABD Başkanı Donald Trump, Yemen'de İran destekli Husi milislerine karşı yürütülen operasyonlara Türkiye'nin de katılabileceğini ima ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisinden istenen adımı atacağını belirtti. Trump, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Başkan Erdoğan'ın isteğimi yerine getireceğini düşünüyorum” dedi. Bu açıklama, Washington'ın Yemen'deki askeri angajmanını genişletme ve müttefiklerinden daha fazla destek sağlama çabası olarak yorumlandı.
Yemen'deki çatışmanın arka planı
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta Husi milisleri, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona karşı mücadele ediyor. ABD, son dönemde Husi'lerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılarına karşılık olarak bölgede askeri varlığını artırdı. Trump yönetimi, İran'ın bölgedeki etkisini kırmak için Husi'leri hedef alan operasyonlara hız verdi. Ancak Washington, bu mücadelede yalnız kalmak istemiyor ve NATO müttefikleri ile bölgesel ortaklarından katkı bekliyor.
Türkiye, Yemen'deki çatışmada şu ana kadar tarafsız bir tutum izledi ve Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona askeri destek vermedi. Bununla birlikte Türkiye, Husi'leri doğrudan hedef alan bir operasyona katılmaktan kaçındı. Ankara, İran ile ilişkilerini dengede tutmaya çalışırken, aynı zamanda Suudi Arabistan ve BAE ile de işbirliğini sürdürüyor. Trump'ın açıklaması, Türkiye'nin bu dengeli politikasını test edebilecek nitelikte.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın çağrısı, ABD'nin geleneksel müttefikleri arasında yeni bir dayanışma arayışının göstergesi. Ancak Türkiye'nin böyle bir operasyona katılması, İran ile ilişkilerde gerilime yol açabilir. İran, Husi'leri kendi vekil gücü olarak görüyor ve Türkiye'nin Husi'lere karşı bir harekâta katılması Tahran'ın tepkisini çekebilir. Öte yandan, Türkiye'nin Kızıldeniz'deki ticari çıkarları ve deniz güvenliği endişeleri, Husi saldırılarına karşı daha aktif bir tutum almasını gerektirebilir. Uzmanlar, Trump'ın açıklamasının somut bir askeri talep olmadığını, daha çok bir niyet beyanı olduğunu belirtiyor. Türkiye'nin olası katkısının ne şekilde olacağı ise belirsizliğini koruyor: İnsani yardım, istihbarat paylaşımı veya sınırlı askeri destek seçenekler arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın açıklaması, Türkiye'nin bölgesel güvenlik mimarisindeki kritik konumunu bir kez daha ortaya koyuyor. Ankara, İran ile Batı arasında denge gözetirken, ABD'nin talebi karşısında zor bir tercihle karşılaşabilir. Türkiye'nin Husi'lere karşı bir operasyona katılması, İran ile ekonomik ve siyasi bağları zedeleme riski taşırken, ABD ve Körfez ülkeleriyle ilişkileri güçlendirebilir. Ayrıca Kızıldeniz'deki ticaret yollarının güvenliği, Türkiye'nin ihracatı ve enerji tedariki için hayati önemde. Hükümetin, askeri angajman yerine diplomatik ve insani katkı seçeneklerini öne çıkarması bekleniyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Orta Doğu'daki aktif rolünü ve çok yönlü dış politika stratejisini sınayacak.