ABD'de Donald Trump yönetimi, büyük şirketlere sağlanan vergi iadelerini hızlandırırken, çalışan ailelerin vergi iade süreçlerini sistematik olarak yavaşlatmakla suçlanıyor. Uzmanlara göre bu politika, enflasyonun yüksek olduğu bir dönemde dar gelirli haneleri daha da zor durumda bırakıyor. Uzun süredir devam eden bu uygulama, adalet ve eşitlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin Arka Planı
ABD İç Gelir Servisi (IRS) verilerine göre, 2024 mali yılında bireysel vergi iadelerinin ortalama süresi 21 gün iken, şirketler için bu süre ortalama 45 gün olarak açıklanmıştı. Ancak son dönemde bireysel iadelerde gecikmeler yaşanırken, kurumsal iadelerin özellikle büyük şirketlere daha hızlı yapıldığı iddia ediliyor. Kongre'deki Demokrat üyeler, Hazine Bakanlığı'nın bu konuda şeffaflıktan kaçındığını ve Trump yönetiminin müttefik şirketlere ayrıcalık tanıdığını öne sürüyor.
Öte yandan, Beyaz Saray sözcüleri iddiaları reddederek, tüm vergi mükelleflerine eşit hizmet verildiğini savunuyor. Ancak enflasyon nedeniyle alım gücü eriyen milyonlarca aile, özellikle yaz aylarında yapılan vergi iadelerindeki gecikmelerin hayatlarını daha da zorlaştırdığını belirtiyor. Bazı aileler, borçlarını ödeyemedikleri veya temel ihtiyaçlarını karşılayamadıkları için yardım kuruluşlarına başvurmak zorunda kalıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de yaşanan bu durum, küresel ölçekte benzer politikaların uygulandığı diğer ülkelerle karşılaştırıldığında dikkat çekiyor. Özellikle gelişmiş ekonomilerde, enflasyonla mücadele kapsamında hükümetler dar gelirli kesimlere yönelik destek paketleri açıklarken, Trump yönetiminin tercih ettiği yolun tam tersi yönde olduğu görülüyor. Avrupa Birliği ülkeleri ve Kanada gibi müttefikler, düşük gelirli hanelere doğrudan nakit yardımı yaparken, ABD'de bu tür adımların atılmaması eleştiriliyor.
Ekonomistler, vergi iadelerindeki gecikmelerin yıllık bazda 10 milyar dolara yakın bir kayba yol açtığını tahmin ediyor. Bu kaynağın büyük kısmı, büyük şirketlere sağlanan hızlandırılmış iadeler ve vergi indirimleri yoluyla finanse ediliyor. Bu durum, gelir eşitsizliğini derinleştirirken, toplumsal huzursuzluk potansiyelini de artırıyor. Birçok eyalette vergi iadelerinin gecikmesiyle ilgili bireysel davalar açılırken, sivil toplum kuruluşları federal hükümeti ayrımcılıkla suçluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişme, Türkiye'de de benzer tartışmalara ışık tutuyor. Türkiye'de de zaman zaman vergi iadelerinin geciktiği veya belirli kesimlere öncelik verildiği yönünde eleştiriler gündeme geliyor. Özellikle yüksek enflasyon döneminde dar gelirli vatandaşların nakit akışındaki aksamalar, ekonomik krizin etkilerini daha da artırabilir. Türkiye'nin bu konuda ABD uygulamasını dikkatle izlemesi, kendi vergi politikalarında şeffaflık ve adaleti sağlamak için önemli dersler çıkarabilir. Ayrıca, küresel piyasalarda ABD kaynaklı belirsizlikler, gelişmekte olan ülkelerin sermaye akımlarını olumsuz etkileyebilir.