Bir zamanlar yasal koruma altında olan göçmen çocuklar, Trump yönetimi döneminde sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya. ProPublica'nın ortaya koyduğu verilere göre, bu çocukların sınır dışı edilme oranı son dört yılda üç katına çıktı. Bu durum, ABD'nin göç politikasında sert bir dönüşümün yaşandığını gösteriyor.
Arka plan: Korunan statüdeki çocuklar
ABD'de uzun süredir var olan bir program kapsamında, bazı göçmen çocuklar, aile birleşimi veya insani nedenlerle geçici koruma statüsü alıyordu. Ancak Trump yönetimi, bu programı sıkılaştırarak, daha önce korunan çocukların statülerini iptal etmeye başladı. 2016'da 1.200 olan sınır dışı edilen çocuk sayısı, 2019'da 3.600'e yükseldi. Bu artışın başlıca nedeni, yönetimin yasal başvuruları reddetme oranını artırması ve daha agresif bir sınır dışı politikası izlemesi.
Uzmanlar, bu politikanın çocuklar üzerinde kalıcı travmalara yol açtığını belirtiyor. Ailelerinden koparılan çocuklar, menşe ülkelerinde şiddet ve yoksullukla karşı karşıya kalıyor. İnsan hakları örgütleri, uygulamayı sert bir dille eleştiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, sadece ABD'de değil, uluslararası alanda da yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi, ABD'yi çocuk hakları sözleşmesini ihlal etmekle suçladı. Avrupa ülkeleri, benzer politikaların kendi ülkelerinde uygulanmaması için önlemler aldı. Göçmen çocukların korunması konusu, küresel bir insan hakları meselesi haline gelmiş durumda.
Latin Amerika ülkeleri, sınır dışı edilen çocukların entegrasyonu için kaynak talep ediyor. Meksika ve Orta Amerika ülkeleri, ABD'nin bu politikasının bölge istikrarını tehdit ettiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, göçmen ve mülteci politikalarıyla uluslararası gündemde önemli bir yere sahip. Özellikle Suriyeli mülteci çocukların eğitim ve korunması konusunda yaptığı çalışmalarla bilinen Türkiye, ABD'deki bu gelişmeyi yakından takip ediyor. Türkiye, çocuk haklarının korunması konusunda BM sözleşmelerine uygun hareket etmeye devam ederken, ABD'nin bu politikası, uluslararası camiada Türkiye'nin göçmen çocuklara yönelik daha insani politikalar izlemesi gerektiği yönündeki tartışmaları güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin AB ile yaptığı göç anlaşmaları kapsamında çocukların korunması, bu dönemde daha da önem kazanıyor.