Oklahoma'da Cumhuriyetçi Parti'nin vali adayını belirlemek için yapılan ön seçim, Başsavcı Gentner Drummond ile eski eyalet senatörü ve eski Başkan Donald Trump'ın desteklediği Mike Mazzei arasında ikinci tura kaldı. Decision Desk HQ verilerine göre, 25 Haziran 2024'te yapılan ilk turda hiçbir aday %50'nin üzerinde oy alamadı. Drummond %43,6 oy alırken, Mazzei %38,9'da kaldı. İkinci tur, 27 Ağustos'ta yapılacak. Kazanan, Kasım 2024 genel seçimlerinde Demokrat adayla yarışacak.
Gelişmenin arka planı
Mevcut Vali Kevin Stitt (Cumhuriyetçi), iki dönem sınırı nedeniyle yeniden aday olamıyor. Bu nedenle Oklahoma'da Cumhuriyetçi ön seçimi, partinin geleceği açısından kritik önem taşıyor. Drummond, daha önce eyaletin en yüksek yargı organı olan Oklahoma Yüksek Mahkemesi'nde görev yapmış bir avukat. Trump'ın desteğini alan Mazzei ise daha muhafazakar bir çizgide kampanya yürütüyor. Ön seçim sürecinde anketlerin sınırlı olması, sonucu tahmin etmeyi zorlaştırmıştı. Oklahoma, uzun yıllardır Cumhuriyetçi Parti'nin kalesi olarak biliniyor; son 50 yılda yalnızca bir Demokrat vali seçildi.
Bölgesel veya küresel boyut
Oklahoma, ABD'nin enerji üretiminde önemli bir eyalet. Petrol ve doğal gaz rezervleri, eyaletin ekonomisinin bel kemiğini oluşturuyor. Özellikle kaya gazı üretimiyle bilinen Oklahoma, küresel enerji piyasalarında dikkat çekiyor. Ayrıca eyalet, ABD'nin iç politikasında kültürel savaşların odağında yer alıyor; son yıllarda kürtaj, silah hakları ve eğitim politikaları gibi konularda muhafazakar yasalar çıkarıldı. Trump'ın desteklediği bir adayın kazanması, bu politikaların daha da radikalleşmesine yol açabilir. Diğer yandan Drummond, daha ılımlı bir Cumhuriyetçi olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Oklahoma'daki seçimler, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişme olmasa da, ABD'nin enerji politikaları üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir. Oklahoma, ABD'nin önemli bir petrol ve doğal gaz üreticisi olduğu için, eyalet yönetiminin enerji politikaları küresel fiyatları etkileyebilir. Türkiye, enerjide büyük ölçüde dışa bağımlı olduğundan, ABD'deki enerji üretimindeki dalgalanmalar Türkiye'nin enerji maliyetlerini ve tedarik güvenliğini etkileyebilir. Ayrıca, Trump destekli bir adayın kazanması, ABD'nin Türkiye'ye yönelik politikalarında daha öngörülemez bir tutum takınmasına yol açabilir.