Bloomberg'in önde gelen ekonomi programı "The Pulse with Francine Lacqua"nın 3 Temmuz 2026 tarihli bölümünde, eski ABD Başkanı Donald Trump'a yakın isimlerin Federal Rezerv'in (Fed) yapısını köklü bir şekilde değiştirmeye yönelik yeni bir girişim başlattığı ortaya çıktı. Programın konuğu olan ünlü ekonomist Kokou Agbo-Bloua, bu hamlelerin merkez bankasının bağımsızlığını tehdit ettiğini ve küresel piyasalar için ciddi riskler barındırdığını vurguladı. Londra merkezli programa katılan Agbo-Bloua, Trump yanlısı grupların Fed'in para politikası kararlarını siyasi mülahazalarla şekillendirmek için kulis yaptıklarını belirtti.
Fed'in Bağımsızlığına Yönelik Tehdit Büyüyor
Habere göre, Trump'ın yakın çevresinde yer alan bazı danışmanlar ve eski ekonomi yetkilileri, Fed'in faiz kararlarında daha fazla siyasi söz hakkı tanınması için yasa değişikliği önerileri hazırlıyor. Bu öneriler arasında Fed Başkanı'nın görev süresinin kısaltılması, para politikası toplantılarına Beyaz Saray temsilcilerinin katılımının zorunlu hale getirilmesi ve Fed'in ikili görev tanımının değiştirilmesi gibi maddeler yer alıyor.
Uzmanlar, bu tür değişikliklerin Fed'in enflasyonla mücadele kabiliyetini zayıflatacağı ve uzun vadede doların rezerv para statüsüne zarar vereceği konusunda uyarıyor. Agbo-Bloua, programda yaptığı açıklamada, "Fed'in bağımsızlığı, ABD ekonomisinin temel direklerinden biridir. Bu yapının bozulması, 1970'lerdeki stagflasyon dönemine benzer bir ekonomik krizi tetikleyebilir" dedi.
Küresel Piyasalarda Dalgalanma Beklentisi
Bu gelişme, özellikle gelişmekte olan piyasalarda endişeyle karşılanıyor. Trump yanlılarının Fed üzerinde siyasi baskı kurması, dünya genelinde faiz oranlarının şekillenmesini doğrudan etkileyecek bir parametre olarak görülüyor. Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası gibi büyük merkez bankaları, bu olasılığa karşı alternatif senaryolar üzerinde çalışmaya başladı.
Analistler, Trump'ın olası bir başkanlık döneminde bu değişiklikleri hayata geçirebileceğini, ancak bunun ABD Kongresi'nde ciddi bir siyasi mücadeleye neden olacağını belirtiyor. Şu an için kesin bir yasa teklifi bulunmamakla birlikte, Trump yanlısı düşünce kuruluşlarının bu konuda kapsamlı raporlar hazırladığı biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD merkez bankasının bağımsızlığının zedelenmesi durumunda küresel sermaye akışlarında yaşanacak dalgalanmalardan doğrudan etkilenebilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) son dönemde faiz politikalarıyla yakından takip edildiği bir dönemde, ABD'deki bu olası paradigma değişikliği, gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırımcı güvenini sarsabilir. Ayrıca, doların küresel rezerv para statüsünün zayıflaması, Türkiye gibi dış ticaretini dolarla yürüten ülkeler için hem fırsat hem de risk barındırmaktadır. Bu gelişme, Türkiye'nin alternatif ödeme sistemlerine yönelme stratejisini hızlandırabilir.