ABD Başkanı Donald Trump, konut fiyatlarındaki hızlı artışla mücadele etmeyi amaçlayan iki partili bir yasa tasarısını imzalamaktan son anda vazgeçerek Cumhuriyetçi Parti içinde hayal kırıklığına yol açtı. "21. Yüzyıl Konuta Giden Yol Yasası" (21st Century ROAD to Housing Act) olarak bilinen düzenleme, özellikle düşük ve orta gelirli ailelerin konut edinmesini kolaylaştırmayı hedefliyordu. Trump yönetimi, tasarının imza törenini geçen ay son anda iptal ederken, Beyaz Saray'dan resmi bir açıklama gelmedi. Ancak kaynaklar, Başkan'ın tasarının maliyetine ve göçmen politikalarıyla çeliştiği gerekçesine itiraz ettiğini belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Konut fiyatlarının son yıllarda rekor seviyelere ulaşması, ABD'de ara seçimler öncesinde en önemli ekonomik sorunlardan biri haline gelmişti. Cumhuriyetçi Parti, özellikle banliyölerdeki seçmenleri etkileyen bu krizi çözmek için iki partili bir işbirliğine gitmişti. Tasarı, federal konut kredisi programlarının genişletilmesini, ev sahipliğini teşvik eden vergi indirimlerini ve kiralık konut arzını artıracak düzenlemeleri içeriyordu. Temsilciler Meclisi'nden geniş bir destekle geçen yasa, Senato'da da iki partili oylamayla kabul edilmişti. Trump'ın bu tasarıyı imzalayacağı sinyali, Cumhuriyetçi milletvekilleri arasında seçim öncesinde önemli bir propaganda malzemesi olarak görülüyordu. Ancak Beyaz Saray, imza töreninden saatler önce yaptığı açıklamayla etkinliği iptal etti. Resmi gerekçe, "Başkan'ın programında beklenmedik bir değişiklik" olarak duyuruldu. Ancak kulislerde, Trump'ın danışmanlarından gelen sert muhalefetin etkili olduğu konuşuluyor. Özellikle göçmenlik karşıtı söylemleriyle tanınan danışman Stephen Miller, tasarının belgesiz göçmenlere de konut yardımı sağlamasına şiddetle karşı çıktı. Miller'ın, "Bu yasa sınırı ihlal edenleri ödüllendirir" dediği iddia ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki konut krizi, yalnızca iç politika değil, küresel ekonomi açısından da önem taşıyor. Dünyanın en büyük ekonomisinde konut fiyatlarının kontrolsüz artışı, faiz oranlarını ve enflasyonu etkileyerek küresel piyasalara yansıyor. Trump'ın imzalamadığı yasa tasarısı, aslında 2008 mortgage krizinden çıkarılan derslerle hazırlanmıştı. Uzmanlar, konut arzındaki daralmanın özellikle genç nüfus ve düşük gelirli aileler için büyük bir sosyal krize dönüşebileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, ABD'nin yanı sıra Kanada, Meksika ve diğer gelişmiş ülkeleri de etkiliyor. Zira göçmen akını ve küresel sermaye hareketleri, konut piyasalarını birbirine bağlıyor. Cumhuriyetçi Parti içinde artan memnuniyetsizlik, Trump'ın seçim stratejisini de zorlayabilir. Ara seçimlere sayılı aylar kala, konut krizi gibi halkı doğrudan ilgilendiren bir konuda başarısız olmak, Cumhuriyetçilerin kongredeki çoğunluğunu kaybetmesine yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'deki konut politikalarından doğrudan etkilenmese de, bu gelişme küresel konut krizinin derinleştiğini gösteriyor. ABD faiz oranlarının yükselmesi, gelişmekte olan ülkelerde sermaye çıkışına neden olarak Türk lirası üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca Türkiye'de de benzer bir konut krizi yaşanıyor; İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerde fiyatlar hızla artıyor. ABD'nin iki partili bir yasayı bile hayata geçirememesi, konut sorununun çözümünün ne kadar zor olduğunu ortaya koyuyor. Türk hükümeti, kendi konut politikalarını oluştururken ABD deneyimini dikkate almalı; özellikle arz artırıcı önlemlere ve kiralık konut piyasasının düzenlenmesine öncelik vermelidir.