Eski ABD Başkanı Donald Trump, 2024 seçim kampanyasında çocuklara yatırım hesapları açılması, benzin ve gıda fiyatlarının düşürülmesi gibi popülist vaatlerle seçmenleri kendine çekmeye çalışıyor. Trump'ın planı, her yeni doğan Amerikan vatandaşı için devlet tarafından finanse edilen 5 bin dolarlık bir yatırım hesabı açılmasını öngörüyor. Bu hesap, çocuk 18 yaşına geldiğinde eğitim, ev alımı veya girişimcilik gibi amaçlarla kullanılabilecek. Ayrıca Trump, enerji üretimini artırarak benzin fiyatlarını galon başına 1,5 dolara çekmeyi ve gıda fiyatlarını düşürmek için tarım politikalarını revize etmeyi planlıyor.
Demokratların eleştirisi
Demokrat Parti kanadı, Trump'ın bu planını gerçek sorunlardan bir kaçış olarak nitelendiriyor. Parti yetkilileri, Trump'ın önerdiği yatırım hesaplarının maliyetinin, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı bütçelerinden karşılanmasının planlandığını iddia ediyor. Bu durumun, halihazırda zor durumda olan sağlık sigortası ve gıda yardımı programlarının daha da kısıtlanmasına yol açabileceği uyarısında bulunuluyor. Özellikle düşük gelirli ailelere yönelik Medicaid ve Gıda Yardımı (SNAP) programlarındaki kesintilerin, eşitsizliği derinleştireceği belirtiliyor.
Trump ise bu eleştirilere karşı, planının ekonomik büyümeyi tetikleyeceğini ve herkesin refahını artıracağını savunuyor. Kampanya ekibi, yatırım hesaplarının uzun vadede devlete maliyetinin sıfırlanacağını, çünkü bu hesaplardan elde edilecek getirilerin ekonomiye geri döneceğini iddia ediyor. Ayrıca enerji bağımsızlığı hedefiyle petrol ve doğalgaz üretimini artırarak fiyatları düşürmenin, tüm hanelerin bütçesine olumlu yansıyacağını ileri sürüyor.
Kampanyanın seyri ve etkileri
Trump'ın bu vaatleri, özellikle orta ve alt gelir grubu arasında ilgi görüyor. Ancak ekonomistler, bu tür popülist vaatlerin sürdürülebilirliği konusunda şüpheci. Brookings Enstitüsü'nden bir analist, "Trump'ın önerdiği yatırım hesabı programının yıllık maliyeti 30 milyar doları aşabilir. Bunun bütçe açığını daha da büyütmesi kaçınılmaz" diye konuştu. Öte yandan, benzin ve gıda fiyatlarını düşürme hedefi, küresel emtia fiyatları ve tedarik zinciri sorunları nedeniyle kısa vadede gerçekçi görülmüyor.
Kampanyanın bu bölümü, Trump'ın ana akım medyada sık sık eleştirilmesine neden olurken, destekçileri arasında heyecan yaratmaya devam ediyor. Seçimlere bir yıldan az bir süre kala, Trump'ın bu vaatleri oyları etkilemede belirleyici olabilir. Ancak uzmanlar, bu tür vaatlerin seçim sonrası bütçe gerçekleriyle çelişebileceği konusunda uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, ABD seçimleri sonucunda değişen ekonomi politikalarının küresel etkileri dolayısıyla önem taşıyor. Trump'ın vaat ettiği enerji üretimi artışı ve düşük fiyat politikaları, küresel petrol fiyatlarını aşağı çekerek Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için olumlu olabilir. Ancak bütçe açığı ve doların güçlenmesi gibi faktörler, gelişmekte olan piyasalar üzerinde baskı oluşturabilir. Türkiye, ABD seçim sürecini yakından izlemeli ve olası politika değişikliklerine karşı ekonomik kırılganlıklarını azaltacak adımlar atmalıdır. Ayrıca, Trump'ın izolasyonist eğilimleri Türkiye-ABD ilişkilerini olumsuz etkileyebilir.