ABD Başkanı Donald Trump, Citigroup CEO'su Jane Fraser'a hitaben yaptığı bir konuşmada bankanın birleşme ve satın alma (M&A) danışmanlığında dünyanın en iyisi olduğunu söyledi. Ancak piyasa verileri bu iddiayı desteklemiyor. Bloomberg'in derlediği verilere göre Citigroup, 2025 yılının ilk çeyreğinde küresel M&A sıralamasında ilk 20'de bile yer almıyor. Oysa aynı dönemde Goldman Sachs, Morgan Stanley ve JPMorgan Chase gibi rakipleri milyarlarca dolarlık anlaşmalara imza attı. Trump'ın açıklaması, bankanın gerçek performansıyla taban tabana zıt bir tablo çiziyor.
Gelişmenin arka planı
Trump, geçtiğimiz günlerde Beyaz Saray'da düzenlenen bir iş dünyası toplantısında Citigroup ve CEO Jane Fraser'ı övdü. "Size söylüyorum, Citi birleşme ve satın almalarda bir numara. Jane Fraser harika bir iş çıkarıyor" ifadelerini kullanan Trump'ın bu sözleri, bankanın kamuoyundaki algısını güçlendirmeyi amaçlıyor olabilir. Ancak gerçekler farklı: Refinitiv verilerine göre Citigroup, 2025'in ilk çeyreğinde küresel M&A danışmanlık gelirlerinde ancak 21. sırada yer alabiliyor. Bankanın bu dönemde danışmanlığını üstlendiği anlaşmaların toplam değeri 5 milyar doların altında kalırken, lider Goldman Sachs 40 milyar doları aşan işlem hacmine ulaştı.
Citigroup'un M&A kolunun zayıflamasında birkaç faktör etkili. Birincisi, banka son yıllarda kurumsal müşterilerine sunduğu hizmetleri daraltarak daha çok tüketici bankacılığına odaklandı. İkincisi, sektördeki yetenekli isimleri rakiplerine kaptırdı. Örneğin, üst düzey bir M&A bankacısı olan Mark Shafir'in 2023'te Morgan Stanley'e geçmesi büyük bir kayıp oldu. Üçüncüsü, Citigroup'un gelirleri 2024'te bir önceki yıla göre %8 gerileyerek 78 milyar dolara indi. Bu tablo, Trump'ın övgüsünün gerçeklerle örtüşmediğini açıkça ortaya koyuyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu olay, ABD Başkanı'nın ekonomi politikalarında sıkça başvurduğu abartılı söylemlerin bir örneği olarak değerlendiriliyor. Trump, başkanlığı süresince sık sık Amerikan şirketlerinin başarısını öne çıkaran açıklamalar yapmıştı. Ancak uzmanlar, bu tür ifadelerin piyasalar üzerinde kısa vadeli etkiler yaratabileceğini, ancak uzun vadede yatırımcı güvenini sarsabileceğini belirtiyor. Citigroup örneğinde olduğu gibi, abartılı övgüler şirketin gerçek performansıyla çeliştiğinde kredibilite kaybına yol açabiliyor. Bloomberg'in analizine göre, Citigroup'un M&A sıralamasındaki düşüşü, bankanın Wall Street'teki konumunun giderek zayıfladığını gösteriyor. Bu durum, küresel bankacılık sektöründe konsolidasyon ve rekabetin arttığı bir dönemde daha da kritik hale geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye açısından bu gelişme doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel bankacılık sektöründeki rekabetin Türk şirketlerinin uluslararası finansmana erişimini dolaylı olarak etkileyebileceğini gösteriyor. Citigroup'un M&A alanındaki zayıflaması, Türk firmalarının birleşme ve satın alma işlemlerinde alternatif danışmanlık firmalarına yönelmesine yol açabilir. Ayrıca, Trump'ın abartılı söylemleri, ABD'nin ekonomi politikalarındaki belirsizliğin bir işareti olarak okunabilir. Bu belirsizlik, Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalara yönelik yabancı yatırım akışlarını kısa vadede etkileyebilir. Ancak genel etki sınırlı kalacaktır.