Goldman Sachs Group Inc.'in Prime Services birimi verilerine göre, hedge fonlar son iki ayda ABD teknoloji hisselerini rekor bir hızla elden çıkarıyor. Bu satış dalgası, yapay zeka odaklı hisselerdeki aşırı değerlenme endişeleri ve Fed'in faiz politikasına ilişkin belirsizliklerin birleşimiyle tetiklendi. Goldman'ın hedge fon müşterilerinin portföy verilerine dayandırdığı analiz, teknoloji sektöründeki net satışların Mayıs ve Haziran aylarında tarihi zirveye ulaştığını gösteriyor. Özellikle Nvidia, Microsoft ve Alphabet gibi büyük teknoloji hisselerindeki pozisyonların önemli ölçüde azaltıldığı belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
Hedge fonların teknoloji hisselerinden çıkışı, yılın ilk yarısında yapay zeka ve büyük teknoloji şirketlerine yönelik yoğun ilginin bir düzeltmesi olarak yorumlanıyor. 2023 ve 2024 başında yapay zeka devrimiyle rekor kıran Nvidia gibi hisseler, son haftalarda kar realizasyonu baskısı altında kaldı. Goldman'ın raporuna göre, hedge fonlar Mayıs ayında teknoloji hisselerinde net satıcı konumuna geçti ve bu eğilim Haziran'da da devam etti. Satışların büyüklüğü, 2018'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Uzmanlar, bu satış dalgasının arkasında yalnızca değerleme endişeleri değil, aynı zamanda ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimi konusunda net bir sinyal vermemesi olduğunu da vurguluyor. Fed'in yüksek faiz ortamını daha uzun süre koruyacağı beklentisi, risk iştahını azaltırken, hedge fonları daha güvenli limanlara yönlendiriyor. Ayrıca, yapay zeka yatırımlarının şirket karlarına ne kadar sürede yansıyacağı konusundaki belirsizlikler de satışları tetikleyen faktörler arasında sayılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hedge fonların ABD teknoloji hisselerinden çıkışı, küresel piyasalarda dalgalanmaya yol açabilir. Teknoloji endekslerindeki bu satış baskısı, Asya ve Avrupa borsalarına da yansıyabilir. Özellikle, yapay zeka tedarik zincirinde önemli rol oynayan Tayvan, Güney Kore ve Japonya gibi ülkelerin borsaları bu gelişmeden doğrudan etkilenebilir. Öte yandan, hedge fonların çıkışı, yatırımcıların alternatif varlık sınıflarına yönelmesine neden olabilir. Altın ve devlet tahvilleri gibi güvenli limanlara talep artarken, gelişmekte olan piyasalar kısa vadede sermaye çıkışı riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Bu durum, aynı zamanda ABD teknoloji şirketlerinin finansman maliyetlerini artırabilir ve halka arz planlarını etkileyebilir. Yatırım bankaları, teknoloji IPO'ları için uygun piyasa koşullarının kaybolduğu uyarısı yapıyor. Küresel ölçekte, teknoloji hisselerindeki bu düzeltme, yapay zeka balonunun sönmeye başladığına dair endişeleri de beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye açısından dolaylı ama önemli etkiler barındırıyor. Küresel risk iştahındaki azalma, gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akışlarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye gibi cari açık veren ülkeler, portföy yatırımlarında dalgalanma yaşayabilir. Ancak Türkiye'nin teknoloji ihracatındaki payı sınırlı olduğu için doğrudan etki sınırlı kalacaktır. Öte yandan, ABD'deki faiz indirimi beklentilerinin ertelenmesi, Türk lirası üzerindeki baskıyı artırabilirken, yapay zeka alanındaki küresel yavaşlama, Türkiye'nin teknoloji yatırımlarını hızlandırma çabalarını etkileyebilir.