ABD'nin İran ile mevcut savaşı ve kaotik seyri, ABD ve gezegen için büyük bir tehlike kapısı aralıyor. En iyi ihtimalle, kişisel ve siyasi zorunlulukların yönlendirdiği müzakerelere mahkumuz; bu durum, akıl hastalığının yaygın tanımına uyuyor: aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemek. Ancak Trump yönetimi için beklenmedik bir çıkış yolu var: Çin'in arabuluculuğunu kabul etmek. Pekin, İran üzerinde eşsiz bir nüfuza sahip ve savaşın sona erdirilmesi için gerçekçi bir yol haritası sunabilir.
Savaşın Arka Planı ve Çin'in Rolü
İran ile savaş, yıllardır süren gerilimin bir sonucu. ABD'nin 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesi ve ardından uygulanan yaptırımlar, İran'ın ekonomisini vurdu ve bölgesel istikrarsızlığı artırdı. Son aylarda yaşanan çatışmalar, savaşın artık bir vekalet savaşından doğrudan çatışmaya dönüştüğünü gösteriyor. Çin ise İran'ın en büyük ticaret ortağı ve diplomatik olarak önemli bir aktör. 2021'de imzalanan 25 yıllık kapsamlı işbirliği anlaşması, Çin'in İran üzerindeki etkisini artırdı. Çin, aynı zamanda Suudi Arabistan ile İran arasındaki normalleşme sürecinde kilit rol oynadı ve bu da onun arabuluculuk kapasitesini kanıtladı.
Trump yönetimi, İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasını sürdürürken, Çin ile ticaret savaşında da önemli tavizler verdi. Ancak İran savaşı, ABD'nin enerji fiyatlarını ve küresel ekonomiyi tehdit ediyor. Çin'in arabuluculuğu, ABD'nin askeri müdahale olmadan savaşı bitirmesine olanak tanıyabilir. Çin, İran'a yaptırımların hafifletilmesi karşılığında nükleer programını sınırlaması konusunda baskı yapabilir. Bu, Trump için bir 'kazan-kazan' durumu yaratır: Savaşı bitirir, asker çekmeyi sağlar ve ekonomik istikrarı geri getirir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran savaşı, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan dengeyi daha da bozdu. Suudi Arabistan, BAE ve İsrail, İran'ın nükleer programından endişeli. Çin'in arabuluculuğu, bu ülkeler için de bir güvence olabilir; çünkü Çin, İran'a karşı dengeli bir politika izliyor. Ayrıca, Çin'in katılımı, ABD'nin tek taraflı yaklaşımının aksine, çok taraflı bir çözümün kapısını aralar. Bu, küresel güç dengesinde önemli bir değişim anlamına gelir: ABD artık tek süper güç değil ve Çin ile işbirliği yapmak zorunda.
Küresel ekonomik etkiler de göz ardı edilemez. İran savaşı, petrol fiyatlarını yükseltti ve enflasyonu körükledi. Çin, dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olarak istikrarlı bir İran'a ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle, savaşın sona ermesi Çin'in ekonomik çıkarlarına da hizmet eder. Trump, Çin ile bir anlaşma yaparak, hem iç politikada hem de uluslararası arenada güçlü bir lider imajı çizebilir. Ancak, Çin'in arabuluculuğu, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarında taviz vermesini gerektirebilir; bu da Kongre'de tepki çekebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran savaşının sona ermesi ve Çin'in arabuluculuğu, Türkiye için kritik önemde. Türkiye, İran ile uzun bir sınıra sahip ve savaşın yayılması doğrudan güvenlik riski oluşturuyor. Ayrıca, enerji ithalatında İran'a bağımlı olan Türkiye, savaşın uzaması halinde ekonomik sıkıntı yaşayabilir. Çin'in arabuluculuğu, Türkiye'nin bölgesel denge politikasını destekler nitelikte; Türkiye, hem ABD hem de Çin ile iyi ilişkiler sürdürerek arabuluculuk sürecinde rol alabilir. Ancak, Türkiye'nin İran'a yönelik yaptırımlara uymaması, Batı ile ilişkilerinde sorun yaratabilir. Yine de savaşın bitmesi, Türkiye'nin ekonomik ve güvenlik çıkarlarına hizmet eder.