Eski ABD Başkanı Donald Trump, 2024 başkanlık seçimleri kampanyası sırasında iki kez suikast girişimine uğradığını ve bu gelişmelerin ardından yaptığı açıklamada, 'eğer bu şeyi bilseydim asla aday olmazdım' dedi. Trump, Pennsylvania'da bir mitingde kulağına isabet eden kurşunla yaralandıktan sonra, ikinci bir girişimin de Florida'daki Mar-a-Lago malikanesi yakınlarında engellendiğini belirtti. Eski başkan, bu saldırıların kendisini ve ailesini derinden etkilediğini ifade ederek, seçim sürecinin beklenmedik risklerini vurguladı. Trump'ın bu sözleri, ABD siyasetinde güvenlik endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
Gelişmenin arka planı
13 Temmuz 2024'te Pennsylvania'da düzenlenen bir kampanya mitinginde 20 yaşındaki Thomas Matthew Crooks, çatıya çıkarak Trump'a ateş açtı. Kurşun, Trump'ın sağ kulağına isabet ederken, arka plandaki bir izleyici hayatını kaybetti. Olayın ardından Trump, güvenlik önlemlerinin yetersizliğini eleştirdi ve Secret Service'in daha etkili koruma sağlaması gerektiğini söyledi. İkinci olay ise 15 Eylül 2024'te Florida'daki Mar-a-Lago golf kulübü yakınlarında yaşandı. 58 yaşındaki Ryan Wesley Routh, yarı otomatik tüfekle Trump'ın olduğu bölgeye yaklaşırken Secret Service ajanları tarafından etkisiz hale getirildi. Routh, daha önce Ukrayna'da savaştığını iddia etmişti. Trump, bu girişimlerin ardından yaptığı ilk açıklamada, 'Politik şiddet asla kabul edilemez' dedi ancak daha sonra bu sözleriyle çelişen ifadeler kullandı. Trump'ın son açıklaması, seçim kampanyasının kendisine ve ailesine yönelik tehditleri artırdığı yönünde yorumlandı.
Trump, Fox News'e verdiği röportajda, 'Eğer o gün o kurşunun kulağıma isabet edeceğini bilseydim, muhtemelen yarışa girmezdim' diyerek pişmanlık imasında bulundu. Ancak bu sözlerin ardından 'ama kazanmak için buradayım' diyerek kararlılığını da vurguladı. Siyasi analistler, Trump'ın bu açıklamalarının hem mağduriyet imajını güçlendirme hem de seçmenleri harekete geçirme stratejisi olduğunu belirtti. Suikast girişimlerinin ardından Trump'ın anketlerdeki desteğinin kısa süreli arttığı ancak daha sonra normalleştiği gözlemlendi.
Bölgesel veya küresel boyut
Trump'a yönelik suikast girişimleri, ABD'de siyasi şiddetin yükselişine işaret ediyor. Ülke genelinde seçim öncesi gerilim tırmanırken, bu olaylar uluslararası kamuoyunda da yankı buldu. ABD'nin müttefikleri, demokratik süreçlere gölge düşmemesi için çağrıda bulundu. Rusya ve Çin'den ise farklı tonlarda açıklamalar geldi. Öte yandan, Trump'ın aday olması halinde ABD'nin dış politikasında olası değişiklikler, özellikle NATO ve Ukrayna konularında endişe yaratıyor. Uzmanlar, siyasi şiddetin ABD'nin küresel imajına zarar verebileceğini, diğer ülkelerdeki benzer eğilimleri tetikleyebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın suikast girişimleri, ABD'nin iç siyasi istikrarına ilişkin soru işaretlerini artırdı. Türkiye, ABD ile yakın müttefik ilişkileri yürüten bir ülke olarak, ABD'deki siyasi türbülansın iki ülke ilişkilerine yansımasından endişe duyabilir. Trump'ın olası ikinci döneminde dış politikada daha öngörülemez adımlar atması, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilir. Özellikle Suriye, Doğu Akdeniz ve savunma sanayii alanındaki işbirlikleri, ABD başkanının tutumuna bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle Türkiye, ABD'deki gelişmeleri yakından izlemeli ve olası senaryolara karşı diplomatik hazırlıklarını güçlendirmelidir.