İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'in Beyrut'a yönelik planladığı hava saldırılarını durdurduğunu açıklamasının ardından ülkesinde sert eleştirilerin hedefi oldu. Reuters muhabiri Alexander Cornwell'in Tel Aviv'den bildirdiğine göre, Trump'ın sürpriz açıklaması, İsrail ile Lübnan'daki İran destekli Hizbullah arasında tırmanan gerginlikte kritik bir dönemeç olarak kayıtlara geçti. Netanyahu, koalisyon hükümetinin dağılmasının ardından yapılacak erken seçim öncesinde hem askeri hem de siyasi cephede artan bir baskı altında.
Gelişmenin arka planı
Netanyahu'nun uzun süredir Hizbullah'ın Lübnan'daki askeri varlığına yönelik sert bir askeri operasyon yapma niyetinde olduğu biliniyordu. Ancak Trump'ın perşembe günü yaptığı şaşırtıcı açıklama, İsrail ordusunun Beyrut'a yönelik saldırı hazırlıklarını durdurma kararını doğruladı. ABD Başkanı, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, 'İsrail'in bugün Beyrut'a yapacağı saldırıyı durdurmayı kabul ettiğini' belirtti. Bu hamle, İsrail hükümeti içinde derin bir memnuniyetsizlik yaratırken, muhalefet partileri Netanyahu'yu ABD'ye bağımlılıkla ve ülkenin güvenlik çıkarlarını zayıflatmakla suçladı.
Netanyahu, seçim kampanyasında güçlü bir güvenlik duruşu sergilemeye çalışıyor. Ancak Trump'ın müdahalesi, Başbakan'ın elini zayıflattı. Likud Partisi içinden bile gelen eleştirilerde, Netanyahu'nun ABD Başkanı'nın kararına boyun eğmesinin, İsrail'in caydırıcılık gücüne gölge düşürdüğü ifade ediliyor. Seçim anketlerine göre Netanyahu'nun partisi Likud, merkez sağ muhalefet karşısında zorlu bir mücadele veriyor. Bu gelişme, seçmenin kafasında Netanyahu'nun liderlik kabiliyeti konusunda soru işaretleri oluşturabilir.
Bölgesel boyut
Trump'ın açıklaması, ABD'nin Ortadoğu'da yangını kontrol altında tutma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Beyrut'a yönelik bir saldırı, bölgesel bir savaş ateşini körükleyebileceği endişesiyle Washington tarafından engellendi. Hizbullah'ın İran'dan aldığı askeri destek ve İsrail ile yıllardır süren sınır gerginliği göz önüne alındığında, bu karar bölgesel istikrar açısından geçici bir rahatlama sağladı. Ancak İran destekli grupların artan faaliyetleri ve İsrail'in güvenlik kaygıları, krizin yeniden alevlenme potansiyelini taşıyor.
Analistler, Trump'ın müdahalesinin ABD-İsrail ilişkilerine kısa vadede zarar verse de, geniş çaplı bir çatışmayı önleyerek iki ülkenin de stratejik çıkarlarına hizmet ettiğini belirtiyor. Öte yandan, bu olay İsrail'in askeri operasyonlarında ABD'ye ne kadar bağımlı olduğu sorusunu yeniden gündeme getirdi. Netanyahu'nun, ABD'nin onayı olmadan bu tür adımlar atamayacağı algısı, siyasi rakipleri tarafından kullanılacak gibi görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye'nin bölgesel dengeleri açısından önem taşıyor. Türkiye, Suriye ve Irak'ta İran destekli milislerin faaliyetlerinden rahatsızlık duyarken, Beyrut'a yönelik bir saldırının bölgede yeni bir göç dalgası ve istikrarsızlık yaratmasından endişe ediyor. Trump'ın saldırıyı durdurması, Türkiye'nin de tercih edeceği yönde bir adım. Ancak Türk dış politikası, Hizbullah'ın bölgesel etkisini dengelemek için askeri değil diplomatik ve istihbari yöntemleri tercih ediyor. Ankara, bu tür krizlerin çözümünde ABD'nin inisiyatif almasını olumlu karşılasa da, kalıcı bir çözüm için İran'ın da dahil olduğu kapsamlı bir diyalog sürecine ihtiyaç olduğu görüşünü taşıyor.