Başkan Donald Trump'ın Beyaz Saray'daki 500. günü, kamuoyu desteği açısından yeni bir dip noktaya işaret ediyor. Economist/YouGov tarafından yapılan son ankette, Trump'ın net popüleritesi -25 olarak ölçüldü. Bu, göreve başlangıcından bu yana kaydedilen en düşük değer olarak dikkat çekiyor. Anket, seçmenler arasında İran ile yaşanan savaş gerilimi ve ekonomik kaygıların baskın endişeler olduğunu ortaya koyarken, Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde bu durumun Cumhuriyetçiler için alarm zilleri çaldırdığı yorumlarına yol açıyor.
Düşüş eğilimi ve anket detayları
Economist/YouGov'un haftalık düzenli anketi, Trump'ın onay oranının son haftalarda istikrarlı bir düşüş gösterdiğini belgeliyor. 500. gün itibarıyla net puandaki -25 seviyesi, başkanın önceki en düşük seviyesi olan -21'in de altında. Ankete katılanların yalnızca %38'i Trump'ın performansını onaylarken, %63'ü onaylamadığını belirtti. Bu, başkanın Beyaz Saray'daki ikinci döneminin başından bu yana en geniş onaylamama marjı olarak kayıtlara geçti. Ankette en çok öne çıkan konular arasında İran ile askeri gerginlikler ve ekonomik belirsizlikler yer aldı. Seçmenlerin %55'i, İran politikasını başarısız bulurken, %44'ü ekonomik durumdan memnun olmadığını ifade etti. Özellikle enflasyon ve işsizlik endişeleri, ara seçimlerde oy verme davranışını belirleyecek ana faktörler olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Trump'ın düşen onay oranları, yalnızca iç politika açısından değil, uluslararası ilişkiler bağlamında da önemli sinyaller taşıyor. İran ile artan gerilim, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığını ve ittifaklarını doğrudan etkiliyor. Avrupalı müttefikler, ABD'nin İran konusundaki tek taraflı tutumundan rahatsızlık duyarken, Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel aktörler ise Trump yönetiminin politikalarını destekliyor. Ekonomik cephede ise, ABD'nin Çin ile ticaret savaşı ve küresel piyasalardaki dalgalanmalar, Trump'ın popülaritesindeki düşüşle birleşince, doların değer kaybı ve borsalardaki oynaklık artıyor. Bu durum, gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere küresel ekonomi üzerinde olumsuz etkiler yaratma potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın düşen onay oranları ve ara seçim öncesi siyasi belirsizlik, Türkiye-ABD ilişkileri açısından bir dizi risk ve fırsatı beraberinde getiriyor. Başkanın zayıflayan iç desteği, özellikle Suriye ve İran politikalarında daha öngörülemez adımlar atmasına yol açabilir; bu da Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Ekonomik olarak, ABD'deki resesyon endişeleri ve doların seyri, Türk lirası ve Türkiye'nin dış ticaret dengesi üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Öte yandan, Trump'ın müttefikleriyle ilişkilerinde yaşanan sürtüşmeler, Türkiye'ye NATO ve diğer platformlarda daha bağımsız bir manevra alanı açabilir. Ancak, ABD iç politikasındaki bu dalgalanmanın Türkiye lehine sonuçlar doğurması, Ankara'nın Washington ile stratejik iletişim kanallarını açık tutmasına bağlı.