Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın 2020 yılında kurduğu 'Barış Divanı' (Board of Peace), Gazze Şeridi'ni dev bir inşaat projesiyle fütürist bir metropole dönüştürme hedefini hâlâ gerçekleştirebilmiş değil. Planın fiiliyattaki tek somut adımı, bölgede ihtiyaç duyulanın çok altında bir mülteci kampı olarak kaldı. Gazze'de 7 Ekim 2023'te başlayan savaşın ardından yerinden edilen 2 milyondan fazla insan, çadır kentlerde ve gecekondularda yaşam mücadelesi verirken, Trump'ın vizyoner projesi kağıt üzerinde kalmış durumda.
Barış Divanı'nın fütürist vizyonu
Trump'ın damadı Jared Kushner'ın öncülüğünde kurulan Barış Divanı, aslında Orta Doğu'da ekonomik işbirliğini teşvik etmek ve çatışmaları kalıcı barışa dönüştürmek amacıyla oluşturulmuş bir danışma organıydı. Kushner, 2020 yılında 'Yüzyılın Anlaşması' olarak adlandırılan barış planının bir parçası olarak, Gazze'ye 50 milyar dolarlık bir yatırım öngören bir projeyi tanıtmıştı. Bu proje, Gazze'yi modern altyapısı, akıllı şehir teknolojileri ve lüks konutlarıyla 'yeni bir Dubai'ye dönüştürmeyi vaat ediyordu.
Ancak, 2023 yılında başlayan savaşın ardından Gazze'nin büyük bölümü harabeye döndü. Yaklaşık 1,9 milyon kişi, yani nüfusun yüzde 85'i, evlerini terk etmek zorunda kaldı. BM verilerine göre, Gazze'de 1,4 milyon insan, aşırı kalabalık ve sağlıksız koşullardaki BM okullarında ve çadır kentlerde yaşıyor. İşte tam bu noktada, Trump'ın Barış Divanı'nın devreye girmesi bekleniyordu. Ancak raporlara göre, divanın mevcut planı, sadece 5 bin kişilik bir konteyner kampı inşa etmekle sınırlı. Bu sayı, ihtiyaç duyulan milyonluk barınma kapasitesinin yanında oldukça cüzi kalıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Barış Divanı'nın vizyon projesinin akamete uğraması, sadece insani bir kriz değil, aynı zamanda bölgesel bir istikrar sorunu olarak da görülüyor. Mısır ve Ürdün gibi komşu ülkeler, Filistinlilerin topraklarından kitlesel göçüne karşı çıkarken, Batılı ülkeler de savaş sonrası Gazze'nin yeniden inşasını Filistin Yönetimi'nin kontrolüne bağlı tutuyor. Bu siyasi çıkmaz, yeniden inşa sürecini başlamadan tıkıyor.
Bu arada, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonları sürüyor. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, 2024 yılı itibarıyla Gazze'de 30 binden fazla kişi hayatını kaybetti, yüz binlerce kişi açlık ve susuzlukla karşı karşıya. Uluslararası toplumun acil yardım çağrılarına rağmen, Barış Divanı'nın kâğıt üzerindeki projeleri somut yardıma dönüşemiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krizin çözümünde aktif bir rol üstlenmeye çalışırken, Trump'ın Barış Divanı'nın başarısızlığı bölgedeki güç boşluğunu derinleştiriyor. Türkiye, hem Filistin Yönetimi hem de Hamas ile ilişkilerini dengeleyerek, Gazze'nin yeniden inşasında söz sahibi olmak istiyor. Ancak ABD'nin bu tür vizyoner projelerinin bile küçük kamp projesinde takılı kalması, uluslararası toplumun Gazze'ye yönelik taahhütlerini sorgulatıyor. Türkiye'nin insani yardım köprüsü ve diplomatik girişimleri, sahada en somut adımları atan aktörlerden biri olarak öne çıksa da, kalıcı bir barış için bölgesel ve küresel işbirliğinin acilen tesis edilmesi gerekiyor. Aksi halde, Gazze'nin fütürist kent hayalleri, mülteci kamplarının gölgesinde kaybolup gitmeye mahkum.