Eski ABD Başkanı Donald Trump, bağımsız seçmenler arasındaki onay oranında temmuz ayında belirgin bir artış yaşadı. En güvenilir anket şirketi olarak tanınan bir kuruluşun verilerine göre, Trump’ın genel onay oranı yüzde 40’a yükselirken, bağımsız seçmenlerdeki destek son bir ayda 4 puan artarak yüzde 36’ya ulaştı. Ancak eski başkan, özellikle kritik ara seçimler öncesinde hâlâ negatif bir net onay oranına (yüzde -20) sahip. Anket, Trump’ın Cumhuriyetçi tabanındaki popülaritesinin sağlam olduğunu, ancak bağımsızlar ve bazı Demokrat seçmenler arasında kırılgan bir konumda bulunduğunu ortaya koyuyor.
Gelişmenin Arka Planı
Trump’ın bağımsız seçmenlerdeki yükselişi, 2022 ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti’nin stratejik hesaplarını etkileyebilir. Bağımsız seçmenler, özellikle swing eyaletlerde seçim sonuçlarını belirlemede kilit rol oynuyor. Anketlere göre, Trump’ın bağımsızlar arasındaki onayı, haziran ayındaki yüzde 32 seviyesinden temmuzda yüzde 36’ya çıktı. Bu artışın, Trump’ın son dönemde yaptığı mitingler ve medya görünürlüğündeki artışla bağlantılı olduğu düşünülüyor. Bununla birlikte, Trump’ın genel onay oranı hâlâ su altında duruyor. Temmuz anketine göre, Amerikalıların yüzde 60’ı Trump’a olumsuz bakarken, yalnızca yüzde 40’ı olumlu görüş belirtti. Bu, Trump’ın 2020 seçimlerinden bu yana en iyi net puanı olsa da, başkanlık döneminin başarılı dönemlerinin oldukça gerisinde.
Anket, Cumhuriyetçi seçmenler arasında Trump’ın hâlâ popüler bir figür olduğunu gösteriyor. Cumhuriyetçilerin yüzde 79’u Trump’ı olumlu değerlendirirken, bu oran Demokratlar arasında sadece yüzde 8. Ancak bağımsızlardaki artış, Trump’ın ara seçimlerde bazı eyaletlerde adaylar için bir varlık değil, yük olabileceği endişesini azaltabilir. Nitekim Trump destekli adayların ön seçimlerde kazandığı zaferler, bu trendi yansıtıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump’ın bağımsız seçmenlerdeki yükselişi, yalnızca ABD iç siyasetini değil, aynı zamanda küresel jeopolitik dengeleri de etkileyebilir. Ara seçimlerde Cumhuriyetçi Parti’nin olası bir zaferi, Biden yönetiminin iç ve dış politika ajandasını ciddi şekilde sınırlayabilir. Özellikle Ukrayna’ya yardım, İran nükleer anlaşması ve Çin’e karşı ticaret politikaları gibi konularda Cumhuriyetçilerin tutumu farklılık gösteriyor. Trump’ın bağımsızlardaki desteğini artırması, GOP’un bu eyaletlerde daha rekabetçi olmasını sağlayabilir. Avrupa ve Asya'daki müttefikler, ABD’nin izolasyonist bir yöne kaymasından endişe ederken, Trump’ın yeniden güç kazanması bu kaygıları artırabilir. Ayrıca, eski başkanın 2024 başkanlık seçimlerine hazırlandığı da biliniyor. Bu anket verileri, Trump’ın taban desteğini koruduğunu ancak genel seçimde başarılı olmak için bağımsızları daha fazla ikna etmesi gerektiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump’ın olası bir siyasi dönüşü, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeniden bir belirsizlik dönemi başlatabilir. Trump döneminde S-400 krizi, Suriye’nin kuzeyindeki askeri operasyonlar ve YPG’ye verilen destek gibi konularda Ankara-Washington hattında gerginlikler yaşanmıştı. Trump’ın bağımsız seçmenlerde artan popülaritesi, Cumhuriyetçi Parti’nin ara seçimlerde daha güçlü çıkmasına neden olursa, Biden yönetiminin Türkiye’ye yönelik daha yumuşak politikalar izleme kabiliyeti kısıtlanabilir. Öte yandan, Trump’ın “yaptırımcı” tutumu (örneğin CAATSA yaptırımları) hatırlandığında, bu durum Türkiye için hem risk hem de fırsat barındırıyor. Ankara, ABD iç siyasetindeki gelişmeleri yakından takip ederek, olası senaryolara karşı esnek bir dış politika hazırlığı yapmalıdır.