ABD Konut ve Kentsel Kalkınma Bakanlığı (HUD), yeni yayımladığı fonlama bildiriminde fentanil test şeritlerini uyuşturucu gereçleri (drug paraphernalia) kapsamında değerlendirerek eleştirilere hedef oldu. Oysa bilimsel araştırmalar, bu test şeritlerinin uyuşturucu kullanıcılarına fentanil varlığı hakkında bilgi vererek aşırı doz ölümlerini önlediğini ve hayat kurtardığını kanıtlıyor. HUD’un bu kararı, zarar azaltma (harm reduction) politikalarına yönelik ideolojik bir tutum olarak yorumlanırken, sağlık uzmanları ve sivil toplum kuruluşları kararın geri çekilmesi çağrısı yapıyor.
Gelişmenin arka planı: Test şeritleri ve yasal statü
Fentanil test şeritleri, ucuz ve hızlı bir şekilde kullanıcıların uyuşturucularında ölümcül derecede güçlü sentetik bir opioid olan fentanil olup olmadığını tespit etmelerini sağlıyor. ABD'de her gün yüzlerce kişi aşırı doz fentanil nedeniyle hayatını kaybediyor; 2022'de 70.000'den fazla ölüm fentanil kaynaklıydı. Test şeritleri, bu ölümlerin önlenmesinde kritik bir araç olarak görülüyor. Ancak, 1986 tarihli Uyuşturucu Gereçleri Yasası, uyuşturucu kullanımını kolaylaştıran malzemeleri yasaklıyor. HUD, bu yasayı gerekçe göstererek test şeritlerini fonlamaya uygun olmadığını belirtiyor. Oysa federal düzeyde test şeritleri 2021'de uyuşturucu gereci tanımından çıkarılmıştı; ancak HUD kendi düzenlemesinde bu değişikliği henüz yansıtmamış durumda.
HUD’un bildirimi, acil durum barınma programları ve sürekli destekleyici konut fonları gibi kritik hizmetleri kapsıyor. Söz konusu fonlar evsizlere yönelik yardım programları tarafından kullanılıyor. Zarar azaltma savunucuları, bu kararın evsiz nüfus arasında aşırı doz ölümlerini artırabileceği uyarısında bulunuyor. Zira evsizler arasında opioid kullanımı ve aşırı doz oranları oldukça yüksek.
Bölgesel veya küresel boyut: ABD'de fentanil krizi ve politika çatışması
Fentanil krizi, ABD'de her yıl on binlerce kişinin ölümüne yol açan bir halk sağlığı acil durumu haline geldi. Son yıllarda birçok eyalet, test şeritlerini yasallaştırarak zarar azaltma yaklaşımını benimsedi. Ancak federal düzeyde tutarsız politikalar uygulanıyor. HUD’un kararı, Başkan Biden yönetiminin uyuşturucu politikasındaki çelişkiyi de gözler önüne seriyor: Bir yandan Beyaz Saray, aşırı doz ölümlerini azaltmak için zarar azaltma stratejilerini desteklerken, diğer yandan HUD gibi federal kurumlar eski yasaları uygulamaya devam ediyor. Uzmanlar, bu tür yasakların damgalama yarattığını ve kullanıcıları yardım almaktan caydırdığını belirtiyor. Küresel olarak, Portekiz gibi ülkeler zarar azaltma politikalarıyla uyuşturucu ölümlerini önemli ölçüde azaltırken, ABD'nin bu konuda geri kaldığı eleştirileri yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu politika tartışması, Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadele stratejileri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, uyuşturucu arzını azaltmaya yönelik sert önlemler alırken, zarar azaltma politikaları sınırlı düzeyde uygulanıyor. OECD verilerine göre Türkiye'de opioid kullanımı ABD'ye kıyasla düşük olsa da, sentetik uyuşturucuların yaygınlaşması riski bulunuyor. ABD'deki bu gelişme, zarar azaltma araçlarının yasal çerçevede nasıl konumlandırılması gerektiğine dair bir örnek teşkil ediyor. Ayrıca, Türkiye'nin ABD ile uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele alanındaki işbirliği bağlamında, bu tür tartışmaların iki ülke arasındaki politika diyaloğuna yansıması olası.