Veteran stratejist ve güvenlik analisti Mohan Malik, Beyond The Mekong podcast'inin son bölümüne konuk olarak Asya-Pasifik bölgesinin güncel güvenlik sorunlarını, Donald Trump'ın başkanlığı döneminde şekillenen Asya politikalarını ve küresel terörle mücadelenin (Global War on Terror) kalıcı mirasını ele aldı. Malik, bölgedeki jeopolitik dinamiklerin ABD-Çin rekabeti ekseninde yeniden şekillendiğini vurguladı.
Trump Dönemi Asya Politikası ve Bölgesel Güvenlik
Mohan Malik, Trump yönetiminin Asya politikasını değerlendirirken, özellikle ticaret savaşları ve Kuzey Kore ile yürütülen nükleer diplomasi gibi konulara odaklandı. Trump'ın başkanlığı sırasında Çin'e yönelik sert ekonomik önlemler ve askeri güç gösterileri, bölgesel müttefikler arasında güven bunalımına yol açarken, aynı zamanda Çin'in agresif politikalarına karşı bir denge unsuru olarak görüldü. Malik, Trump'ın 'Özgür ve Açık Hint-Pasifik' stratejisini hayata geçirme çabalarının, bölgesel aktörlerin savunma harcamalarını artırmasına ve ittifak arayışlarını çeşitlendirmesine neden olduğunu belirtti.
Analist, Trump'ın Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile yaptığı zirvelerin somut bir nükleer silahsızlanma anlaşmasıyla sonuçlanmamasının, bölgede güvensizliği derinleştirdiğini hatırlattı. Öte yandan, Trump'ın müttefiklere yönelik 'bedel paylaşımı' çağrıları, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerin savunma bütçelerini artırmalarına ve ABD'ye olan bağımlılıklarını sorgulamalarına yol açtı. Malik'e göre, bu dönemde Asya'da çok kutuplu bir güvenlik mimarisinin temelleri atıldı.
Malik ayrıca, Trump'ın Çin ile ticaret savaşının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda teknolojik bir rekabete dönüştüğünü ve bunun Asya'nın tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğini ifade etti. Huawei'ye uygulanan yaptırımlar ve yarı iletken teknolojilerine getirilen kısıtlamalar, bölgesel ekonomik entegrasyonu zayıflattı. Malik, bu politikaların Biden döneminde büyük ölçüde devam ettirildiğini, dolayısıyla Trump'ın Asya stratejisinin kalıcı bir miras bıraktığını söyledi.
Küresel Terörle Mücadelenin Mirası ve Asya'ya Etkileri
Mohan Malik, 11 Eylül saldırıları sonrası başlatılan küresel terörle mücadelenin (Global War on Terror) Asya'daki yansımalarını da değerlendirdi. ABD'nin Afganistan ve Irak işgalleri, bölgede istikrarsızlığı artırırken, terör örgütlerinin yayılmasına zemin hazırladı. Malik, özellikle Güneydoğu Asya'da El Kaide ve DEAŞ bağlantılı grupların güç kazanmasının, bölge ülkelerinin güvenlik politikalarını yeniden gözden geçirmesine neden olduğunu belirtti.
Malik'e göre, ABD'nin terörle mücadele kapsamında Asya'da artırdığı askeri varlık, Çin'in bölgede daha agresif bir politika izlemesine ve kendi güvenlik konseptini (Örneğin, Şanghay İşbirliği Örgütü) güçlendirmesine yol açtı. Ayrıca, terörle mücadele adı altında yapılan insan hakları ihlalleri, bölge halklarında ABD karşıtı duyguları körükledi. Malik, bu mirasın bugün hala Asya'daki güvenlik dinamiklerini etkilediğini vurguladı.
Analist, terörle mücadelenin sona ermesinin ardından ABD'nin Asya'ya yönelik ilgisinin azalmasının, bölgede bir güç boşluğu yarattığını ve Çin'in bu boşluğu doldurma çabalarının bölgesel istikrarı tehdit ettiğini sözlerine ekledi. Malik, Asya ülkelerinin artık kendi güvenliklerini sağlamak için daha fazla sorumluluk alması gerektiğini, ancak bunun ABD'nin bölgedeki liderliğini tamamen terk etmesi anlamına gelmediğini belirtti.
Son olarak Malik, Trump'ın 'Amerika Birinci' politikasının Asya'daki müttefiklik ilişkilerini sarstığını, ancak Çin'in yükselişinin bu ilişkileri yeniden canlandırdığını ifade etti. Ona göre, Asya-Pasifik'te kalıcı bir güvenlik mimarisi için ABD'nin bölgede güvenilir bir ortak olarak kalması ve ekonomik işbirliğini güçlendirmesi gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mohan Malik'in analizi, Türkiye'nin dış politikası ve güvenlik stratejileri açısından dolaylı ama önemli çıkarımlar sunuyor. Trump döneminde ABD'nin Asya'ya yönelik sert politikaları ve terörle mücadele mirası, küresel güç dengelerini etkileyerek Türkiye'nin de içinde bulunduğu geniş coğrafyada yankı buldu. Türkiye, hem NATO müttefiki olarak ABD ile ilişkilerini dengede tutmaya çalışırken hem de Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi gibi projelerle artan etkisine karşı stratejik özerkliğini koruma çabasında. Malik'in vurguladığı gibi, ABD'nin Asya'daki güvenlik taahhütlerindeki dalgalanmalar, Türkiye gibi bölgesel güçlerin kendi savunma kapasitelerini güçlendirmesi ve çok yönlü ittifaklar geliştirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, terörle mücadele sonrası oluşan güç boşlukları, Türkiye'nin Orta Doğu ve Orta Asya'daki güvenlik politikalarını da yakından ilgilendiriyor. Bu bağlamda, Türkiye'nin Asya-Pasifik'teki gelişmeleri yakından takip ederek ekonomik ve güvenlik işbirliklerini çeşitlendirmesi kritik önem taşıyor.