ABD Başkanı Donald Trump’ın savunma harcamalarını büyük ölçüde artırma kararı, başkanın oğulları Donald Trump Jr. ve Eric Trump’ın yönettiği şirketlere milyarlarca dolarlık yeni iş fırsatı yaratırken, Beyaz Saray ve Trump Organization bu durumun herhangi bir çıkar çatışması doğurmadığında ısrar ediyor. Trump yönetiminin 2025 mali yılı bütçe teklifinde savunma harcamalarına ayrılan payın yüzde 12 artırılarak 895 milyar dolara çıkarılması öngörülüyor. Bu artışın büyük bölümünün, Trump ailesinin iş imparatorluğunun önemli bir parçasını oluşturan savunma yüklenicilerine ve lojistik firmalarına aktarılacağı belirtiliyor.
Oğulların Şirketleri Savunma İhalelerinde Öne Çıkıyor
Donald Trump Jr. ve Eric Trump, babalarının başkanlık görevini devralmasının ardından Trump Organization’ın günlük işleyişini üstlenmişti. Şirketin portföyünde gayrimenkul ve otelcilik faaliyetlerinin yanı sıra savunma sanayiine yönelik danışmanlık ve lojistik hizmetleri de bulunuyor. Özellikle son iki yılda, Trump yönetiminin savunma harcamalarındaki artışla birlikte, bu şirketlerin Pentagon ile yaptığı sözleşmelerin hacmi katlanarak arttı. 2023 yılında Trump Organization’a bağlı şirketlerin toplam savunma sözleşmesi tutarı 4,5 milyar dolar olarak kaydedilirken, 2024’te bu rakamın 7 milyar doları aşması bekleniyor.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Başkan Trump’ın oğullarının ticari faaliyetleri ile başkanlık görevi arasında herhangi bir bağlantı yoktur. Tüm ihale süreçleri şeffaf ve rekabetçi bir şekilde yürütülmektedir” ifadelerini kullandı. Ancak etik uzmanları, bir başkanın yakın aile üyelerinin devlet ihalelerinden bu denli büyük kazanç elde etmesinin etik kuralları ihlal ettiğini ve kamu güvenini sarstığını savunuyor. Washington merkezli Sorumlu Devlet Bütçesi Komitesi’nden Maya MacGuineas, “Bu durum, başkanlık makamının kişisel çıkarlar için kullanıldığı izlenimi yaratıyor. Hukuki olarak suç teşkil etmese bile, etik açıdan kabul edilemez” dedi.
Küresel Savunma Harcamaları ve Trump Etkisi
Trump yönetiminin askeri harcamaları artırma politikası sadece ABD içinde değil, küresel ölçekte de yankı buluyor. NATO müttefiklerinin savunma harcamalarını GSYH’lerinin en az yüzde 2’sine çıkarmaları yönündeki baskıları artıran Trump, bu sayede ABD savunma sanayiinin daha fazla ihracat yapmasının önünü açıyor. Avrupa’da özellikle Polonya ve Romanya gibi Doğu Kanadı ülkeleri, ABD yapımı silah sistemlerine olan taleplerini artırırken, Trump’ın oğullarının danışmanlık hizmeti verdiği firmalar bu pazarda önemli rol oynuyor. Öte yandan, Çin ve Rusya’nın artan askeri faaliyetleri karşısında ABD’nin caydırıcılık kapasitesini güçlendirme hedefi, savunma bütçesindeki artışın gerekçesi olarak sunuluyor. Ancak eleştirmenler, bu harcama artışının başkanın aile şirketlerine doğrudan fayda sağladığını ve bunun ulusal güvenlik politikalarının şeffaflığını zedelediğini ileri sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’de savunma harcamalarındaki bu artış ve çıkar çatışması tartışmaları, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel silahlanma yarışının hızlanmasına katkıda bulunuyor. Türkiye’nin NATO müttefiki olarak savunma harcamalarını artırma baskısı altında olduğu bir dönemde, ABD’deki bu gelişmeler Ankara’nın kendi savunma sanayii yatırımlarını hızlandırmasını gerektirebilir. Ayrıca, Trump yönetiminin Türkiye’ye yönelik silah ambargosu ve S-400 krizi gibi konularla bağlantılı olarak, ABD savunma şirketlerinin Türkiye pazarındaki etkinliği yeniden şekillenebilir. Türk yetkililerin, ABD’deki etik tartışmaları yakından izleyerek kendi savunma tedarik politikalarını buna göre uyarlaması bekleniyor.