Macaristan Ulusal Meclisi, 26 Şubat’ta yapılan oylamayla Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok’u görevden aldı. 58 yaşındaki Sulyok, Nisan 2022’de başlayan cumhurbaşkanlığı görevinde yalnızca 10 ay kalabilmişti. Sulyok’un, Nisan ayında yapılan genel seçimlerde 16 yıllık iktidarını kaybeden eski Başbakan Viktor Orbán’ın sadık bir destekçisi olduğu biliniyordu. Görevden alma kararı, muhalefet partilerinin Sulyok’un tarafsızlığını yitirdiği ve anayasal yetkilerini aştığı gerekçesiyle başlattığı soruşturma sonucunda alındı. Oylamada 199 milletvekili görevden almaya evet derken, 0 ret oyu çıktı; 2 milletvekili ise çekimser kaldı. Sulyok, kararı 'siyasi bir linç' olarak nitelendirirken, anayasa mahkemesine başvurma hakkını saklı tuttu.
Gelişmenin Arka Planı
Tamás Sulyok, Mart 2022’de Viktor Orbán’ın önerisiyle cumhurbaşkanı seçilmişti. Sulyok, daha önce Macaristan Anayasa Mahkemesi başkanı olarak görev yapmış ve bu dönemde Orbán hükümetinin tartışmalı yasalarını anayasaya uygun bulan kararlara imza atmıştı. Muhalefet, Sulyok’un cumhurbaşkanlığı döneminde tarafsızlık ilkesini ihlal ettiğini, özellikle yargı bağımsızlığına müdahale eden yasaları onaylayarak anayasal dengeyi bozduğunu iddia ediyor. Ayrıca Sulyok’un, Orbán’ın medya ve sivil toplum üzerindeki baskısını meşrulaştıran konuşmalar yaptığı da eleştiriler arasında yer alıyor. İktidardaki Fidesz partisi ise kararı 'muhalefetin intikam operasyonu' olarak tanımladı ve Sulyok’un görevini hukuka uygun şekilde yürüttüğünü savundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sulyok’un görevden alınması, Macaristan’da siyasi kutuplaşmanın derinleştiğini gösteriyor. Orbán’ın Nisan ayındaki seçim yenilgisi, ülkede 16 yıllık Fidesz hegemonyasını sona erdirirken, muhalefet yargı ve cumhurbaşkanlığı kurumlarını da temizlemeye kararlı görünüyor. Avrupa Birliği, Macaristan’daki hukukun üstünlüğü endişeleri nedeniyle Sulyok’un görevden alınmasını 'iç siyasi bir mesele' olarak değerlendirse de, Brüksel’de bu kararın Macaristan’ın AB fonlarına erişimini etkileyebileceği yorumları yapılıyor. Öte yandan, Orbán’ın sadık müttefiki olarak bilinen Polonya’daki iktidar partisi PiS, Macaristan’daki gelişmeleri 'demokrasiye darbe' olarak nitelendirdi. Analistler, bu kararın Macaristan’ın Orta Avrupa’daki otoriterleşme eğilimine karşı muhalefetin elini güçlendirebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Macaristan’daki bu siyasi değişimi yakından izliyor. Orbán’ın seçim yenilgisi, Türkiye’nin Avrupa’daki benzer popülist liderlerle kurduğu ittifakı zayıflatırken, muhalefetin cumhurbaşkanını görevden alması Ankara’da 'kurumsal istikrar' endişesi yaratabilir. Türkiye, AB ile ilişkilerinde Macaristan’ın Fidesz yönetimini doğal bir müttefik olarak görüyordu; ancak yeni yönetimle birlikte bu dengenin değişmesi olası. Ayrıca Macaristan’ın yargı bağımsızlığı konusundaki tartışmalar, Türkiye’nin kendi yargı reformlarına ilişkin AB’den gelen eleştirileri hafifletmek için kullandığı bir argümandı; şimdi bu argümanın zayıflaması söz konusu. Küresel olarak, popülist hareketlerin gerilemesi ve muhalefetin kurumları yeniden şekillendirmesi, Türkiye’nin uluslararası alanda yalnızlaşması riskini artırabilir.