ABD Başkanı Donald Trump, yaklaşan ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti'nin Kongre'nin her iki kanadındaki kontrolünü sürdürebilmesi için 400 milyon doları aşan bir bağış topladı. Ülke genelinde anketlerde Cumhuriyetçilerin oy oranlarının düşüş göstermesine rağmen, Trump yönetimi ve parti üst yönetimi, bu devasa mali kaynağı kullanarak seçmen tabanını harekete geçirmeyi ve kritik eyaletlerdeki rekabetçi yarışları kazanmayı hedefliyor. Ara seçimler, 6 Kasım 2018'de yapılacak ve Temsilciler Meclisi'nin 435 üyesinin tamamı ile Senato'nun 100 üyesinden 35'i yeniden belirlenecek.
Bağış rekoru ve kampanya stratejisi
Trump'ın topladığı 400 milyon doları aşan bağış, bir başkanın ara seçimler öncesinde topladığı en yüksek miktarlardan biri olarak kayıtlara geçti. Bu para, Cumhuriyetçi Ulusal Komite (RNC) ve Trump'ın kişisel kampanya komitesi tarafından ortaklaşa yönetiliyor. Fonların büyük bir kısmı, televizyon ve dijital reklamlar, mitingler ve yerel adaylara doğrudan mali destek olarak kullanılacak. Trump, topladığı bağışlarla özellikle Senato'da Cumhuriyetçi çoğunluğu korumak için Indiana, Missouri, North Dakota gibi eyaletlerde yoğunlaşmayı planlıyor. Temsilciler Meclisi'nde ise Demokratların olası bir zaferini engellemek için marjinal bölgelerde harcama yapacak.
Başkan Trump, bağış toplama etkinliklerinde sık sık göçmenlik, ticaret ve ulusal güvenlik konularını vurgulayarak tabanını konsolide etmeye çalışıyor. Ancak, anketlerde Demokratların genel oy oranında önde olması ve bazı Cumhuriyetçi adayların Trump'la mesafe koyma çabası, partinin içinde endişe yaratıyor. Yine de Cumhuriyetçi stratejistler, paranın sahada etkili kullanılması halinde anketlerin yanıltıcı olabileceğini savunuyor.
Seçim öncesi siyasi iklim
Ara seçimler, Trump'ın başkanlığının ilk iki yılında uyguladığı politikaların bir referandumu niteliğinde. Vergi indirimleri, göçmenlik konusundaki sert tutum ve Yüksek Mahkeme'ye muhafazakar yargıç atamaları, Cumhuriyetçi tabanı motive ederken, Demokrat seçmenlerde de tersine bir tepki oluşturmuş durumda. Özellikle banliyölerde ve kadın seçmenler arasında Demokratlara yöneliş dikkat çekiyor. Trump'ın kişisel popülaritesi ise ulusal ortalamada %40 civarında seyrediyor; bu oran, ara seçimlerde partisi için genellikle olumsuz bir gösterge olarak yorumlanıyor.
Cumhuriyetçilerin Kongre'deki her iki kanadı da kazanma çabası, yasama sürecini kilitleyebilecek bir güç paylaşımı anlamına geliyor. Eğer Demokratlar Temsilciler Meclisi'ni kazanırsa, Trump'ın yasama gündemi sekteye uğrayabilir ve başkan hakkında soruşturma başlatma ihtimali doğabilir. Bu nedenle, 400 milyon dolarlık kaynak, sadece bir seçim yatırımı değil, aynı zamanda Trump'ın siyasi geleceğini koruma hamlesi olarak da değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ara seçim sonuçları, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Trump yönetiminin Kongre'deki çoğunluğunu koruması, özellikle savunma işbirliği (F-35 krizi, Patriot satışı) ve ticaret konularında yürütülen müzakerelerde istikrar sağlayabilir. Ancak Demokratların Temsilciler Meclisi'ni kazanması halinde, Türkiye'ye yönelik silah satışları ve yaptırım tasarıları gibi konularda daha fazla kongre denetimi gündeme gelebilir. Bu da Ankara'nın Washington ile ilişkilerinde belirsizlik yaratabilir. Ayrıca, ABD'nin iç siyasetindeki dalgalanmalar, küresel ekonomik istikrarı ve doların seyrini etkileyerek Türkiye ekonomisi üzerinde de yansımalar doğurabilir.