ABD Başkanı Donald Trump, Kanada ile devam eden ticaret savaşının ortasında, Apple şirketinin CEO'sunu doğrudan arayarak haritalarda Ontario Gölü'nün adının 'Amerika Gölü' olarak değiştirilmesini talep etti. Bu sansasyonel iddia, ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum tarafından kamuoyuna açıklandı. Burgum, başkanın teknoloji devine kişisel olarak baskı yaptığını ve bu talebin Trump'ın son başkanlık kararnamesinin bir parçası olduğunu belirtti. Olay, Kuzey Amerika'daki coğrafi isimlendirme tartışmalarını alevlendirirken, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir gerilim noktası oluşturuyor.
Trump'ın Ontario Gölü Talebi Nasıl Ortaya Çıktı?
North Dakota Valisi iken Trump'ın enerji politikalarındaki kilit isimlerinden biri haline gelen ve şu anda İçişleri Bakanı olarak görev yapan Doug Burgum, Fox News kanalında katıldığı bir programda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Burgum, Başkan Trump'ın kendisini ve ekibini, Apple CEO'su Tim Cook ile doğrudan iletişime geçmeye teşvik ettiğini ve bu görüşmede coğrafi isimlendirme konusunun gündeme geldiğini anlattı. Burgum'a göre Trump, Ontario Gölü'nün haritalarda 'Amerika Gölü' olarak işaretlenmesi gerektiğini belirtmiş ve Apple'ın bu değişikliği küresel harita uygulamalarına yansıtmasını istemişti.
Bu talep, Trump'ın daha önce Meksika Körfezi'ni 'Amerika Körfezi' olarak yeniden adlandırma kararının ardından geldi. Şubat ayında imzalanan başkanlık kararnamesi, ABD İçişleri Bakanlığı'na bağlı ABD Coğrafi Adlar Kurulu'na bu değişikliği resmileştirme talimatı vermişti. Trump yönetimi, benzer bir uygulamanın Ontario Gölü için de geçerli olmasını istiyor. Ancak Ontario Gölü'nün büyük bir kısmı Kanada sınırları içinde yer alıyor ve uluslararası sular statüsü taşıyor. Bu durum, tek taraflı bir isim değişikliğinin uluslararası hukuk açısından bağlayıcılığını tartışmalı hale getiriyor.
Apple'ın Tutumu ve Ticaret Savaşı Bağlamı
Apple'ın Trump'ın talebine nasıl yanıt verdiği henüz netlik kazanmış değil. Şirket, konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmadı. Ancak uzmanlar, teknoloji devinin Küresel Konumlandırma Sistemleri ve harita hizmetlerinde ülke isimlerinin standartlara uygun olarak belirlendiğini, bu tür siyasi taleplerin genellikle dikkate alınmadığını belirtiyor. Apple'ın Maps uygulamasında şu anda 'Ontario Gölü' adı kullanılıyor ve bu adın değiştirilmesi için herhangi bir teknik gereklilik bulunmuyor.
Talebin, Trump'ın Kanada'ya yönelik sert ticaret politikalarının bir uzantısı olarak görülüyor. ABD, geçtiğimiz aylarda Kanada'dan ithal edilen çelik ve alüminyuma ek gümrük vergileri getirmiş, Kanada da buna misilleme yapmıştı. Trump'ın Ontario Gölü'nü yeniden adlandırma fikri, bu ekonomik baskıya sembolik bir boyut ekliyor. Bazı analistlere göre bu hamle, Trump'ın müzakerelerde elini güçlendirmek amacıyla kullandığı psikolojik bir taktik olabilir. Ancak bu tür sembolik adımların ticaret müzakerelerini doğrudan etkilemesi beklenmiyor.
Kanada'nın Tepkisi ve Uluslararası Hukuk Boyutu
Kanada hükümeti, Ontario Gölü'nün isminin değiştirilmesi fikrine sert tepki gösterdi. Kanada Dışişleri Bakanı Melanie Joly, yaptığı açıklamada 'Ontario Gölü'nün adı Ontario'dur ve öyle de kalacaktır' ifadelerini kullandı. Kanada Başbakanı Justin Trudeau ise konuyla ilgili doğrudan bir yorum yapmaktan kaçındı ancak hükümetinin uluslararası hukuk çerçevesinde bu tür tek taraflı isim değişikliklerini tanımayacağını vurguladı.
Uluslararası hidrografi kurallarına göre, kıyıdaş ülkeler arasında yer alan su kütlelerinin isimlendirilmesi ortak karar gerektiriyor. Ontario Gölü, Kanada'nın Ontario eyaleti ile ABD'nin New York eyaleti arasında paylaşılıyor ve gölün sularının yaklaşık yarısı Kanada sınırları içinde. Bu nedenle, ABD'nin tek taraflı bir isim değişikliği yapma yetkisi bulunmuyor. Uzmanlar, böyle bir girişimin Birleşmiş Milletler Coğrafi Adlar Uzmanlar Grubu gibi uluslararası kuruluşlarda kabul görmeyeceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de, uluslararası ilişkilerde sembolik hamlelerin gerilim yaratmadaki rolünü göstermesi açısından önem taşıyor. Türkiye, tarihsel olarak Ege Denizi'ndeki adaların isimlendirilmesi ve kıta sahanlığı gibi konularda Yunanistan ile benzer tartışmalar yaşamış bir ülke. ABD'nin Ontario Gölü konusundaki ısrarcı tutumu, uluslararası hukukun coğrafi isimlendirme konusundaki hassasiyetini bir kez daha gündeme getiriyor. Türk diplomatlarının, uluslararası hukukun bu alandaki teamüllerini yakından takip etmesi ve kendi tezlerini güçlendirmek için bu tür örnekleri kullanması faydalı olabilir. Ayrıca, ABD'nin ticaret savaşlarını coğrafi sembollerle birleştirme stratejisi, küresel ticaretteki belirsizlikleri artırma potansiyeli taşıyor. Türkiye gibi dış ticarete dayalı ekonomiler için bu durum, alternatif pazarlar ve istikrarlı ticaret ortamları arayışının önemini artırıyor.