Trump yönetimi, bu hafta İran ile Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve nükleer programının reforme edilmesi konularında yürütülen müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini duyurdu. Bu kapsamda, ABD Hazine Bakanlığı tarafından Pazartesi günü yayımlanan 60 günlük bir lisans ile İran'ın ham petrol ihracatına yönelik uzun süredir uygulanan yaptırımlar gevşetildi. Lisans, İran'ın ABD doları üzerinden işlem yapmasına olanak tanırken, bu hamlenin diplomatik çabaları hızlandırması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, 2018 yılında Trump'ın nükleer anlaşmadan (JCPOA) çekilmesinin ardından sıkılaştırılmıştı. Bu süreçte İran'ın petrol ihracatı neredeyse sıfırlanmış, ülke ekonomisi ciddi bir darboğaza girmişti. Yeni lisans, Tahran'ın ham petrol satışlarına sınırlı bir alan tanırken, aynı zamanda Hürmüz Boğazı'nda güvenliğin yeniden tesis edilmesini teşvik etmeyi amaçlıyor. Uzmanlar, bu adımın İran'ı müzakere masasında daha esnek davranmaya itebileceğini belirtiyor.
İran, 2019'dan bu yana Hürmüz Boğazı'nda bir dizi saldırı ve tankerlere el koyma eylemleri gerçekleştirmişti. Boğaz, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir nokta olarak küresel enerji güvenliği açısından kritik öneme sahip. Trump yönetimi, bu adımla İran'ın petrol gelirlerini sınırlı da olsa artırarak, nükleer programında durdurma veya geri adım atma karşılığında pazarlık gücü kazanmayı hedefliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle ABD ile İsrail ve Suudi Arabistan arasında gerginlik yaratmıştı. İsrail, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını engellemek için askeri seçenekler dahil her türlü adımı atabileceğini sinyalini vermişti. Suudi Arabistan ise Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanmasını kendi enerji ihracatı için hayati görüyor. Yeni lisansın, bölgedeki tansiyonu düşürmesi ve Körfez ülkeleriyle İran arasında yeni bir diyalog zeminine katkı sağlaması bekleniyor.
Avrupa Birliği ve Çin dahil diğer büyük güçler de bu süreci yakından takip ediyor. AB, İran'la nükleer anlaşmanın korunmasından yana bir tutum sergilerken, Çin ise İran petrolüne bağımlılığı nedeniyle yaptırımların hafifletilmesini destekliyor. Trump'ın bu hamlesi, 2020 başkanlık seçimleri öncesinde dış politikada bir başarı hikayesi olarak sunuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile enerji ticareti ve komşuluk ilişkileri nedeniyle bu gelişmeden doğrudan etkilenecek. ABD'nin İran'a dolar kullanımına izin vermesi, Türkiye'nin İran'dan doğalgaz ve petrol alımını kolaylaştırabilir. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın açılması, Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle ticaretinde lojistik maliyetleri düşürebilir. Ancak, ABD'nin İran'a yönelik yaptırım rejiminde kısmi bir gevşeme olsa da, temel kısıtlamalar devam ettiği için Türk şirketlerinin dikkatli olması gerekiyor. Bölgesel olarak, İran-ABD yakınlaşması, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki çıkarları üzerinde de dolaylı etkiler yaratabilir.