ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, kendisine ait onay oranının yüzde 65 olduğunu iddia etti. Ancak bu iddia, hiçbir güvenilir anket tarafından doğrulanmıyor. 80 yaşındaki başkan, paylaşımında 'Gazeteciler gibi dürüst anket şirketleri de çok nadir ve bulması zor' ifadelerini kullandı. Trump'ın bu açıklaması, kamuoyu yoklamalarına karşı uzun süredir devam eden güvensizlik söyleminin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
İddianın Arka Planı
Trump'ın yüzde 65 onay oranı iddiası, gerçek anket verileriyle örtüşmüyor. RealClearPolitics, FiveThirtyEight ve Gallup gibi bağımsız anket derleyicilerine göre, Trump'ın onay oranı şu anda yüzde 42 ile 48 arasında değişiyor. Özellikle başkanlığının ilk aylarında düşük seyreden oranlar, son dönemde ekonomik iyimserlikle bir miktar yükselse de yüzde 50'yi aşmış değil. Trump'ın iddiasına en yakın anket, Rasmussen Reports tarafından yapılan ve yüzde 50'nin biraz üzerinde bir onay gösteren çalışma oldu. Ancak bu anket bile yüzde 65'e ulaşmıyor.
Uzmanlar, Trump'ın anketlere yönelik bu tutumunun, kendi destekçileri arasında bir 'biz onlara karşı' anlatısı yaratma amacı taşıdığını belirtiyor. Başkan, daha önce de 2016 seçimlerinde 'sahte anketler' suçlamasında bulunmuş, 2020'de ise kendisini geride gösteren anketleri 'kasten yanıltıcı' olarak nitelendirmişti. Bu söylem, Trump'ın medya ve kurumlara yönelik genel güvensizlik stratejisinin bir parçası.
Anketlerin Güvenilirliği Tartışması
Trump'ın anketlere yönelik eleştirileri, kamuoyu yoklamalarının doğruluğuna ilişkin daha geniş bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. 2016 ve 2020 seçimlerinde birçok anket, Trump'ın performansını olduğundan düşük tahmin etmişti. Bu durum, anket şirketlerinin metodolojilerini gözden geçirmesine yol açtı. Ancak uzmanlar, Trump'ın yüzde 65 gibi gerçekçi olmayan bir oranı dile getirmesinin, anketlere duyulan güveni daha da zedeleme riski taşıdığını vurguluyor.
Başkanın Truth Social paylaşımı, kısa sürede sosyal medyada geniş yankı bulurken, destekçileri iddiayı coşkuyla karşılarken, eleştirmenler Trump'ı gerçeklerden kopmakla suçladı. Beyaz Saray sözcüsü konuyla ilgili henüz bir açıklama yapmadı. Öte yandan, Trump'ın anket şirketlerine yönelik 'dürüst olmayan' suçlaması, seçim güvenliği konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın anket oranlarını abartması, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, ABD siyasetindeki kutuplaşmanın bir göstergesi olarak önem taşıyor. Türkiye-ABD ilişkileri, iki ülke liderlerinin birbirlerine yönelik söylemlerinden etkilenebiliyor. Trump'ın gerçeklikten kopuk bir algı ortamında kararlar alması, küresel dengeleri etkileyebilecek potansiyele sahip. Özellikle savunma sanayii ve ticaret alanlarında Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren konularda, ABD yönetiminin objektif verilere dayanmayan tercihleri, Ankara için yeni riskler oluşturabilir.