ABD Başkanı Donald Trump'ın yeniden uygulamaya koyduğu sert ekonomik yaptırımlar, Küba'yı derin bir krizin içine sürüklüyor. Ülkede elektrik kesintileri olağan hale gelirken, halk temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyor. Ancak birçok Kübalı, yaşanan sıkıntıların sadece dış baskılardan değil, aynı zamanda yerel yönetimin başarısız politikalarından kaynaklandığını düşünüyor.
Küba'da Günlük Hayatın Çöküşü
Havana sokaklarında karanlık saatler artık bir istisna değil. Günlük elektrik kesintileri bazen 12 saati buluyor. Buzdolapları çalışmıyor, klimalar suskun. İnsanlar ellerinde mumlarla akşamları geçirmeye çalışıyor. Su pompaları çalışmadığı için musluklar kuruyor, hastaneler jeneratörlere bel bağlamış durumda. Hükümet, kesintileri yakıt ve enerji santrali arızalarına bağlıyor. Ancak altyapının yetersizliği ve ABD yaptırımlarının ağırlaştırdığı ekonomik daralma, sorunu kronik hale getiriyor.
Küba ekonomisi son üç yılda %10'dan fazla küçüldü. Turizm gelirleri pandemiyle dibe vurdu, ardından gelen yaptırımlar da iyileşmeyi engelledi. Gıda ve ilaç kıtlığı had safhada. Temel gıda maddeleri karneye bağlandı, ancak karneler bile yetmiyor. Karaborsa fiyatları tavan yapmış durumda. Birçok aile, yurtdışındaki akrabalarının gönderdiği dövizle ayakta kalıyor.
Trump'ın Politikaları ve Bölgesel Yansımalar
Trump yönetimi, 2017'den bu yana Obama döneminde gevşetilen ambargoyu yeniden sıkılaştırdı. Seyahat kısıtlamaları arttı, ABD'nin Küba'ya para transferi yapması engellendi. Trump'ın amacı, adadaki rejimi ekonomik olarak çökertmek ve halk ayaklanmasını tetiklemek. Ancak uzmanlar, bu stratejinin ters teptiğini söylüyor: Yaptırımlar sadece halkı değil, aynı zamanda özel sektörü de vuruyor; Küba hükümeti ise baskıyı meşru müdafaa aracı olarak kullanıyor.
Bölgesel olarak, ABD'nin Küba politikası Latin Amerika'da rahatsızlık yaratıyor. Meksika, Arjantin ve diğer sol hükümetler Washington'a bu konuda sert tepki gösteriyor. ABD'nin tek taraflı yaptırımları, egemenlik ilkesine aykırı bulunuyor. Öte yandan, Küba süregelen göç dalgasıyla da mücadele ediyor: Krizden kaçan on binlerce Kübalı, ABD sınırına yöneliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küba'daki kriz, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde bir konu olmasa da, benzer yaptırım dinamiklerinin anlaşılması açısından önemli bir örnek. Türkiye, ABD yaptırımlarıyla (örneğin S-400 ve CAATSA) tanışık bir ülke olarak, Küba deneyiminden dolaylı dersler çıkarabilir. Ayrıca Küba, Türkiye'nin Latin Amerika açılımında diplomatik ilişkilerini sürdürdüğü bir ülke. Yaşanan insani kriz, uluslararası toplumun ortak sorunu olarak Türkiye'nin de insani yardım kanallarını değerlendirmesi anlamına gelebilir. Bölgesel istikrarsızlık, küresel ticaret ve enerji fiyatlarını da dolaylı etkileyebilir.