Eski ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında ABD ve İran yetkililerinin üç saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini duyurdu. Açıklama, iki ülke arasında uzun süredir donan diplomasinin yeniden canlandığına dair en somut işaret olarak değerlendiriliyor. Görüşmenin içeriği ve tarafları hakkında resmi bir açıklama yapılmadı.
Diplomatik Temasların Arka Planı
ABD ile İran arasındaki ilişkiler, 2018'de Trump'ın tek taraflı olarak nükleer anlaşmadan çekilmesi ve ardından ağır yaptırımlar uygulamasıyla ciddi şekilde gerilmişti. 2020'de İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin Bağdat'ta düzenlenen bir ABD hava saldırısında öldürülmesi, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmişti. Ancak son aylarda özellikle bölgesel güvenlik ve esir takası gibi konularda dolaylı temasların arttığı biliniyor.
Trump, BM Genel Kurulu'nda yaptığı açıklamada görüşmenin detaylarına girmedi; ancak "üç saat süren bir toplantı" ifadesini kullanarak sürenin uzunluğuna dikkat çekti. İran tarafından henüz resmi bir doğrulama gelmedi. Tahran yönetimi, genellikle bu tür görüşmeleri kamuoyuna duyurmaktan kaçınıyor.
Uzmanlar, böyle bir görüşmenin COVID-19 salgını sonrası ilk yüz yüze üst düzey temas olabileceğini belirtiyor. BM Genel Kurulu, her yıl Eylül ayında New York'ta devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getiriyor ve bu yıl da yoğun diplomasi trafiğine sahne oluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-İran ilişkilerindeki herhangi bir yumuşama, Orta Doğu'nun tamamını etkiliyor. İran'ın nükleer programı, Yemen'deki Husiler, Lübnan'daki Hizbullah ve Irak'taki milis gruplar üzerindeki etkisi, Washington'un güvenlik öncelikleri arasında. Diğer yandan İran, yaptırımların kaldırılmasını ve dondurulan varlıklarına erişimi talep ediyor.
Görüşmenin, İsrail ile bazı Arap ülkeleri arasındaki normalleşme sürecine paralel gerçekleşmesi dikkat çekici. Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler, İran ile de aralarındaki gerilimi azaltma arayışında. Bu nedenle ABD-İran diyaloğu, bölgesel bir yeniden dengeleme sürecinin parçası olarak okunabilir.
Nükleer anlaşmanın canlandırılmasına yönelik Viyana müzakereleri 2022'de tıkanmıştı. Şimdi Trump'ın açıklaması, yeni bir müzakere turunun kapısını aralayabilir. Ancak İran'ın önde gelen muhafazakârları, ABD ile doğrudan görüşmelere şüpheyle yaklaşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile İran arasındaki gerilimin azalmasından doğrudan etkilenecek ülkelerin başında geliyor. Enerji ithalatında İran'ın payı, sınır güvenliği ve İran'ın bölgedeki vekil grupları üzerinden yürüttüğü nüfuz, Ankara'nın yakından takip ettiği konular. Olası bir yumuşama, Türkiye'nin İran ile ticaretini ve sınır ötesi operasyonlarını da etkileyebilir. Ayrıca ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarındaki gevşeme, Türk şirketlerinin karşılaştığı ikincil yaptırım riskini azaltabilir. Ankara, hem Washington hem Tahran ile dengeli ilişkiler yürütmeye çalışırken, bu tür temasları yakından izliyor.