Eski ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın üst düzey liderliğine yönelik olası suikast planlarına ilişkin olarak ABD'nin "çok ileri gitmiş olabileceğini" söyledi. Middle East Eye'ın canlı blog güncellemesine göre Trump, İran'a yönelik sert politikaların liderlik hedeflerine kadar uzanmasının yaratabileceği sonuçları sorguladı. Bu açıklama, ABD-İran geriliminde son yılların en kritik eşiklerinden birinde geldi.
Gerilimin arka planı
ABD ile İran arasındaki düşmanlık, 1979 İslam Devrimi'ne kadar uzanıyor. Son dönemde ise 2018'de Trump'ın nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yeniden yürürlüğe koyduğu yaptırımlar, 2020'de Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin Bağdat'ta öldürülmesi ve İran'ın misilleme olarak Irak'taki ABD üslerini vurmasıyla zirveye çıktı. Trump'ın bugünkü açıklaması, bu olaylar zincirinde ABD'nin İran liderliğini hedef almasının meşruiyeti ve olası sonuçlarına dair bir öz eleştiri olarak yorumlandı.
Middle East Eye'ın haberine göre Trump, "ABD İran liderliğini hedeflemede çok ileri gitmiş olabilir" ifadesini kullanarak, askeri ve istihbari operasyonların sınırları konusunda uyarıda bulundu. Bu sözler, ABD'nin İran'a yönelik politikasında bir strateji değişikliği sinyali olarak değerlendirilmedi; daha çok Trump'ın kişisel bir değerlendirmesi olarak öne çıktı. Ancak yine de ABD siyasetinde İran'a karşı daha temkinli bir yaklaşımın tartışıldığını gösteriyor.
İran tarafından henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak Tahran, geçmişte ABD'nin liderlik hedeflerine yönelik herhangi bir girişimini "savaş ilanı" olarak nitelendirmiş ve sert misilleme tehdidinde bulunmuştu. Uzmanlar, Trump'ın açıklamasının İran'ın bölgesel müttefikleri üzerinden yürüttüğü vekalet savaşlarını da etkileyebileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran gerilimi, sadece iki ülkeyi değil, tüm Orta Doğu'yu etkiliyor. İran'ın Suriye, Lübnan (Hizbullah), Irak ve Yemen'deki (Husiler) vekil güçleri, ABD'nin bölgesel müttefikleri İsrail ve Suudi Arabistan için doğrudan tehdit oluşturuyor. Trump'ın açıklaması, ABD'nin İran'a yönelik "maksimum baskı" politikasının gözden geçirilmesi gerektiği yönündeki tartışmalara denk geldi.
Küresel petrol arzının yaklaşık üçte biri Basra Körfezi'nden geçiyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi, enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açabilir. Ayrıca İran'ın nükleer programı, 2015 anlaşmasının çökmesiyle belirsizliğini koruyor. Trump'ın "çok ileri gitmiş olabilir" sözleri, İran'ın nükleer silah edinme çabalarını hızlandırabilecek bir askeri maceradan kaçınılması gerektiği uyarısı olarak da okunabilir.
ABD iç siyasetinde ise Trump'ın bu açıklaması, Cumhuriyetçi Parti içindeki şahin kanadı rahatsız edebilir. Demokratlar ise Trump'ın geçmişteki agresif İran politikasını eleştirirken, şimdi onun kendi sözleriyle bu politikayı sorgulamasını tutarsızlık olarak nitelendirebilir. Beyaz Saray'dan henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile 560 kilometrelik sınırı olan ve bölgesel dengelerde kritik konumda bulunan bir ülke. ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve sınır güvenliği açısından risk oluşturuyor. Türkiye, İran'a uygulanan ABD yaptırımlarına rağmen ticari ilişkilerini sürdürme çabasında. Trump'ın açıklaması, ABD'nin İran'a yönelik askeri müdahale ihtimalini azaltırsa, bu Türkiye için olumlu; ancak belirsizlik ortamı Türkiye'nin diplomatik manevra alanını daraltabilir. Ayrıca Türkiye, İran ile Suriye ve Irak'ta farklı çıkarlara sahip; gerilimin azalması bölgesel istikrar için fırsat yaratabilir.