Uluslararası Para Fonu (IMF), Orta Doğu ve Orta Asya bölgesinin 2026 yılında ekonomik olarak küçüleceğini öngördü. IMF raporuna göre, ABD-İsrail'in İran'a yönelik savaşının etkileri nedeniyle Irak, Bahreyn, Kuveyt ve Katar gibi ülkeler çift haneli GSYİH düşüşleriyle karşılaşacak. Bu ülkelerin ekonomileri, savaşın yarattığı belirsizlik, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve ticaret yollarının aksaması nedeniyle ciddi darbe alacak.
Savaşın bölgesel ekonomiye etkisi
IMF'nin son raporuna göre, Orta Doğu ve Orta Asya bölgesi 2026 yılında yüzde 2,5 oranında daralacak. Bu, bölgenin son yirmi yıldaki en sert ekonomik küçülmesi olarak kaydedilecek. Raporda, savaşın doğrudan etkilerinin yanı sıra, enerji altyapısına yönelik saldırılar, ticaret gemilerinin rotalarının değişmesi ve yatırımcı güveninin sarsılması gibi faktörlerin de daralmayı derinleştirdiği belirtiliyor. Özellikle Irak, Bahreyn, Kuveyt ve Katar gibi ekonomileri büyük ölçüde petrol ve doğalgaz ihracatına dayanan ülkelerde çift haneli küçülme bekleniyor. IMF, bu ülkelerde GSYİH'nın yüzde 10 ila 15 arasında düşebileceğini tahmin ediyor.
Savaşın etkisiyle petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar, bu ülkelerin bütçelerinde ciddi açıklar oluşturacak. Ayrıca, İran'ın petrol ihracatının durma noktasına gelmesi, küresel petrol arzında da sıkıntı yaratacak ve fiyatları yukarı çekecek. Ancak, diğer yandan, savaşın yol açtığı belirsizlik ortamı, yatırımcıların bölgeden uzaklaşmasına neden olacak ve doğrudan yabancı yatırımlar azalacak. IMF, bölge ülkelerinin acil önlemler alması gerektiğini vurguluyor. Özellikle mali disiplinin sağlanması, sosyal harcamaların korunması ve yapısal reformların hızlandırılması öneriliyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Orta Doğu ve Orta Asya'daki ekonomik daralma, küresel ekonomi üzerinde de olumsuz etkiler yaratacak. Bölge, dünya petrol ve doğalgaz rezervlerinin önemli bir kısmını elinde bulunduruyor. Savaş nedeniyle ortaya çıkacak arz kesintileri, enerji fiyatlarını yükseltecek ve küresel enflasyonu körükleyecek. Ayrıca, bölge ülkelerinin ekonomik küçülmesi, bu ülkelere ihracat yapan gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri de olumsuz etkileyecek. Özellikle Avrupa Birliği ülkeleri, enerji tedarikinde yaşanacak sıkıntılardan dolayı endişeli. ABD ise, savaşın finansal yükünü taşımak zorunda kalacak ve bu durum, küresel ekonomik istikrarı tehdit edecek.
IMF raporunda, savaşın süresinin ve şiddetinin belirsizliğini koruduğu, bu nedenle tahminlerin değişebileceği belirtiliyor. Ancak, mevcut veriler ışığında, bölge ekonomilerinin 2026 yılında ciddi bir daralma yaşayacağı kesin. Uluslararası toplumun, savaşın sona erdirilmesi ve bölgeye insani yardım ulaştırılması konusunda daha fazla çaba göstermesi gerekiyor. Aksi takdirde, ekonomik kriz derinleşecek ve bölge halkları büyük acılar çekecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Orta Doğu ve Orta Asya'daki ekonomik daralma, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, bölge ülkeleriyle güçlü ticari ve ekonomik bağlara sahip. Irak, Kuveyt ve Katar gibi ülkelerde yaşanacak ekonomik küçülme, Türk ihracatçıları için önemli bir pazar kaybı anlamına geliyor. Ayrıca, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını artırabilir. Savaşın yarattığı istikrarsızlık, bölgedeki Türk yatırımlarını da risk altına sokabilir. Öte yandan, Türkiye'nin arabuluculuk rolü ve insani yardım çabaları, bölgede etkinliğini artırabilir. Ancak, ekonomik daralma, Türkiye'nin dış ticaret açığını ve cari açığını olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin, bölgedeki gelişmeleri dikkatle izleyerek, ekonomik riskleri yönetmek için proaktif adımlar atması gerekiyor.