ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü yaptığı açıklamada, İran'a karşı yeni bir askeri operasyon düzenlenebileceğini söyledi. Açıklama, Trump'ın Florida'nın Fort Myers kentinde düzenlenen bir etkinlikte gazetecilerin sorularını yanıtladığı sırada geldi. Reuters muhabirleri Bo Erickson ve Kanishka Singh'in aktardığına göre Trump, henüz ayrıntı vermedi ancak olasılığı dışlamadı. Bu açıklama, ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden tırmanabileceği sinyalini veriyor.
Gelişmenin arka planı
Trump'ın açıklaması, ABD'nin İran'a yönelik uzun süredir devam eden baskı politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Son dönemde Washington, Tahran'a yönelik yaptırımları sürdürürken, askeri seçenekler de masada tutuluyor. Ancak haberde, Trump'ın hangi bağlamda bu ifadeyi kullandığına dair ayrıntı yer almıyor. Yine de bu tür bir açıklama, Beyaz Saray'ın İran konusunda askeri seçenekleri ciddi şekilde değerlendirdiğini gösteriyor.
İran ile ABD arasındaki ilişkiler, 2018'de Trump'ın nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından giderek kötüleşmişti. 2020 başlarında İranlı general Kasım Süleymani'nin Bağdat'ta ABD güçleri tarafından öldürülmesi, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmişti. O dönemde İran, Irak'taki ABD üslerine füze saldırıları düzenlemiş, ancak daha geniş çaplı bir çatışma önlenmişti. Şimdi benzer bir gerilimin yeniden alevlenme ihtimali, bölgede endişe yaratıyor.
Trump'ın son açıklaması, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin tıkandığı bir dönemde geldi. Avrupa ülkeleri, İran'ı nükleer anlaşma kapsamındaki taahhütlerine dönmeye çağırırken, Tahran yönetimi ABD yaptırımlarının kaldırılmasını istiyor. Diplomatik çözüm umutları azalırken, askeri bir seçeneğin dile getirilmesi, tansiyonu daha da artırabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Ortadoğu'da zaten kırılgan olan dengeler, böyle bir açıklamayla daha da karmaşık hale gelebilir. İran, bölgede geniş bir etki ağına sahip: Lübnan'da Hizbullah, Irak'ta Şii milisler, Yemen'de Husiler ve Suriye'de çeşitli gruplar üzerinden nüfuzunu kullanıyor. ABD'nin askeri bir operasyonu, bu grupların misilleme yapmasına yol açarak bölgesel bir çatışmaya kapı aralayabilir. Özellikle Basra Körfezi'nde petrol sevkiyatının aksaması, küresel enerji fiyatlarını olumsuz etkileyebilir.
Uluslararası toplum, ABD'nin olası bir askeri adımına temkinli yaklaşıyor. Avrupa Birliği ve Rusya, diplomatik çözümün altını çizerken, Çin de bölgede istikrarın korunmasından yana. NATO içinde ise ABD'nin müttefikleri, olası bir operasyonun sonuçları konusunda endişeli. Türkiye gibi bölge ülkeleri, İran ile komşuluk ilişkileri ve ekonomik bağları nedeniyle askeri bir çatışmadan en çok etkilenecek ülkeler arasında.
Ayrıca, ABD'nin iç siyaseti de bu tür açıklamaları şekillendirebilir. Trump, seçim dönemlerinde İran'a karşı sert söylemlerle tabanını konsolide etmeye çalışmıştı. Ancak askeri bir operasyon, ABD'nin yeni bir savaşa sürüklenmesi eleştirilerini de beraberinde getirebilir. Kamuoyu yoklamaları, Amerikalıların büyük ölçüde yeni bir Ortadoğu savaşına sıcak bakmadığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile 560 kilometrelik sınırı, derin ekonomik ilişkileri ve bölgesel güvenlik dengeleri nedeniyle olası bir ABD-İran çatışmasından doğrudan etkilenebilir. Askeri bir operasyon, İran'dan gelebilecek mülteci akınını tetikleyebilir, enerji arzında kesintiye yol açabilir ve PKK/KCK gibi terör örgütlerinin bölgedeki hareketliliğini artırabilir. Ayrıca Türkiye, İran ile olan ticaretinin sekteye uğraması riskiyle karşı karşıya kalır. Ankara'nın son dönemde İran ile yürüttüğü diyalog ve arabuluculuk çabaları, böyle bir gerilimde daha da önem kazanacaktır. Türkiye'nin temel beklentisi, bölgede istikrarın korunması ve sorunun diplomatik yollarla çözülmesidir.