ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü Kongre'ye, Amerikan film ve televizyon yapımlarını yeniden canlandırmayı amaçlayan federal vergi teşviklerini onaylama çağrısında bulundu. Trump'ın bu hamlesi, Hollywood'un son yıllarda artan üretim maliyetleri ve küresel rekabet nedeniyle yapımlarını denizaşırı ülkelere kaydırmasına karşılık yerli üretimi artırmayı hedefliyor. Başkan, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, Amerikan film endüstrisinin dünya lideri konumunu koruması gerektiğini vurgulayarak, federal teşviklerin sektörü canlandıracağını ifade etti.
Gelişmenin Arka Planı
Trump'ın önerisi, eyalet düzeyinde halihazırda uygulanan vergi indirimi programlarına federal bir boyut kazandırmayı amaçlıyor. Georgia, New Mexico ve New York gibi eyaletler, film yapımcılarına cömert vergi kredileri sunarak büyük prodüksiyonları kendilerine çekmeyi başarmış durumda. Ancak bu programlar zaman zaman eyaletler arasında bir yarışa dönüşmüş ve vergi gelirlerinde kayıplara yol açmıştı. Trump'ın federal teşvik önerisi, bu parçalı yapının ötesinde ulusal düzeyde standardize edilmiş bir sistem kurmayı amaçlıyor.
Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, teşviklerin işsizliğin azaltılması ve yerli üretimin desteklenmesinde kilit bir rol oynayacağı belirtildi. Özellikle Kaliforniya'da son dönemde yaşanan grevler ve pandemi sonrası üretim zincirinde yaşanan aksaklıkların ardından sektörün toparlanma sürecinde olduğu biliniyor. Trump'ın önerisi, stüdyolara yapılan harcamaların belli bir yüzdesinin federal vergiden düşülmesini içeriyor ve bu oranın yapım şirketlerinin yerel ekonomilere sağladığı katma değere göre kademeli olabileceği ifade ediliyor.
Kongre'deki tartışmaların başlaması beklenen bu teklif, bazı çevrelerden destek görürken, bazıları tarafından ise seçim yılı popülizmi olarak nitelendiriliyor. Demokrat Parti üyeleri, teşvik paketinin doğrudan Hollywood stüdyolarının kârını artırmaya yönelik olduğunu, ancak işçi sınıfına aynı oranda fayda sağlamayacağını öne sürüyor. Sendikalar ise teşviklerin etik kurallara bağlanmasını ve iş gücü standardı ihlallerinin önlenmesini talep ediyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
ABD film endüstrisi, küresel ölçekte en büyük pazar olma özelliğini korumakla birlikte, son yıllarda Kanada, İngiltere ve Avustralya gibi ülkelerin cazip teşvik paketleriyle büyük yapımları kendi topraklarına çektiği biliniyor. Özellikle Kanada'nın Vancouver ve Toronto kentleri, Hollywood'un kuzeye taşınan prodüksiyonları için popüler mekânlar haline gelmiş durumda. Bu eğilim, ABD'de yerli üretim kaybına ve işsizliğe yol açarken, film endüstrisinin ülke ekonomisine olan katkısını da azaltıyor.
Uzmanlar, federal teşviklerin hayata geçirilmesi durumunda kısa vadede bir toparlanma yaşanabileceğini, ancak uzun vadeli başarı için altyapı yatırımları ve eğitimli iş gücünün önemini vurguluyor. Ayrıca, teşviklerin küresel yapım dağılımını değiştirebileceği, diğer ülkelerin de benzer önlemler almasıyla bir teşvik yarışına yol açabileceği ifade ediliyor. Nitekim İngiltere, Fransa ve Güney Kore gibi ülkeler, yerli film endüstrilerini desteklemek için zaten çeşitli vergi avantajları ve fonlar sağlıyor. Bu bağlamda Trump'ın önerisinin, uluslararası film prodüksiyon haritasını yeniden şekillendirebilecek bir hamle olduğu değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel film endüstrisinin dinamiklerinde yaşanacak bir değişim, Türk film sektörü ve dizi ihracatı üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, son yıllarda dizi ihracatında dünyada önemli bir oyuncu haline gelmiş durumda ve Amerikan yapımlarının küresel rekabet gücünün artması, bu pazarda daha yoğun bir rekabet anlamına gelebilir. Ayrıca, ABD'de güçlenecek prodüksiyon sektörü, Türkiye'nin yabancı yapımlar için cazip bir mekân olma potansiyelini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, Türkiye'nin kendi teşvik mekanizmalarını gözden geçirmesi ve dijital platform yatırımlarını destekleyici politikalara ağırlık vermesi yerinde olacaktır.