Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde izlediği tutarsız ekonomi politikalarının ABD ekonomisine maliyeti her geçen gün daha görünür hale geliyor. The Economist dergisinin yaptığı kapsamlı hesaplamaya göre, başkanın gümrük tarifelerinden vergi indirimlerine, düzenleyici kurumlardan ticaret anlaşmalarına kadar pek çok alanda sergilediği öngörülemez yaklaşım, ABD'nin yıllık GSYİH büyümesini yaklaşık 0,3 puan aşağı çekiyor. Bunun anlamı, 27 trilyon dolarlık ekonomi için yılda 80 milyar doların üzerinde bir kayıp demek. Trump'ın seçim vaatlerinin aksine, ekonomiyi canlandırmak yerine yavaşlatan bu durum, iş dünyası ve yatırımcılar arasında giderek daha fazla endişe yaratıyor.
Gümrük tarifeleri ve belirsizlik büyümeyi törpülüyor
The Economist'in analizi, Trump'ın ekonomi politikalarındaki en büyük sorunun ''düzensiz politika yapımı'' (fitful policymaking) olduğunu ortaya koyuyor. Başkan, göreve geldiği günden itibaren Çin başta olmak üzere birçok ülkeye yeni gümrük tarifeleri uygulamaya başladı. Ancak bu tarifelerin hangi ürünlere, ne oranda ve ne zaman uygulanacağı sürekli değişiyor. Şirketler tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmak zorunda kalırken, yatırım kararlarını ertelemek zorunda kalıyor.
Derginin hesaplamalarına göre, Trump döneminde uygulanan gümrük tarifelerinin doğrudan maliyeti, Amerikalı tüketicilere ve ithalatçı firmalara yılda 50 milyar doları buluyor. Ancak asıl büyük kayıp, belirsizliğin yol açtığı yatırım ertelemelerinden geliyor. Deloitte ve Moody's Analytics gibi kuruluşların yaptığı çalışmalar, politika belirsizliğinin ABD'de kurumsal yatırımları %2 ila %4 arasında azalttığını gösteriyor. Bu da GSYİH'de 0,1 ila 0,2 puanlık bir kayba tekabül ediyor. Ayrıca Trump'ın rastgele tweet'leriyle hisse senedi piyasalarında yarattığı oynaklık, tüketici ve iş güvenini zedeliyor.
Küresel ticaret savaşları ve yansımaları
Trump'ın ticaret politikaları sadece ABD'yi değil, tüm dünya ekonomisini etkiliyor. ABD'nin Çin ile başlattığı ticaret savaşı, küresel tedarik zincirlerinin kırılmasına ve dünya ticaret hacminin daralmasına neden oldu. Uluslararası Para Fonu (IMF), Trump'ın tarifelerinin 2020 yılına kadar küresel GSYİH'yi %0,5 oranında düşürebileceği uyarısında bulundu. Avrupa Birliği, Japonya ve diğer gelişmiş ekonomiler de bu politikaların hedefi haline gelirken, tüm dünya korumacılık dalgasının etkilerini hissediyor.
Özellikle gelişmekte olan ülkeler, ABD'nin korumacı politikalarından en çok etkilenenler arasında. Çin, Meksika ve Kanada gibi ticari ortaklar, misilleme tarifeleriyle karşılık verirken, küresel ticaret sistemi parçalanma riskiyle karşı karşıya. Bu durum, ihracata dayalı büyüme stratejisi izleyen ülkeler için ciddi bir tehdit oluşturuyor. The Economist'in analizine göre, Trump'ın politikaları küresel büyümeyi de yıllık 0,1 puan yavaşlatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın ABD ekonomisi üzerindeki olumsuz etkileri Türkiye'yi doğrudan ve dolaylı olarak etkiliyor. Doğrudan etki, ABD-Türkiye arasındaki 20 milyar doları bulan ticaret hacminde kendini gösteriyor. Trump'ın korumacı politikaları, Türk çelik ve otomotiv ihracatını olumsuz etkileyebilir. Dolaylı etki ise küresel büyümedeki yavaşlama yoluyla hissedilecek. ABD'deki belirsizlik, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışlarını azaltabilir, bu da Türkiye gibi cari açık veren ülkelerde finansman maliyetlerini artırabilir. Ayrıca küresel ticaret savaşları, Türkiye'nin ihracat pazarlarına erişimini zorlaştırabilir. Türkiye, bu dönemde ticaret rotalarını çeşitlendirmek ve ABD kaynaklı risklere karşı ekonomik direncini artırmak zorunda.