ABD Başkanı Donald Trump, 60 ülkeye yönelik yeni çifte haneli gümrük tarifelerini yürürlüğe koydu. Mevcut yüzde 10'luk vergilerin süresinin dolmasına saatler kala imzalanan başkanlık kararnamesi, zorla çalıştırma iddialarını gerekçe gösteriyor. Yeni vergiler, özellikle Güneydoğu Asya, Güney Asya ve Doğu Avrupa ülkelerini hedef alırken, Çin, Vietnam ve Bangladeş gibi büyük ihracatçıları doğrudan etkiliyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, 'Bu adım, Amerikan işçisini ve sanayisini korumak için atılmıştır' denildi.
Arka plan: 10 yıllık bir gümrük savaşının yeni perdesi
Trump yönetiminin ilk döneminde başlattığı ticaret savaşları, bu kez 'zorla çalıştırma' kılıfı altında genişliyor. 2018'de başlayan Çin ile tarife savaşı, 2020'de Vietnam ve Bangladeş'e, 2023'te ise Tayland ve Endonezya'ya sıçramıştı. Yeni kararnameyle birlikte listedeki ülke sayısı 60'a çıkarken, vergi oranları ürün bazında yüzde 10 ile yüzde 25 arasında değişiyor. Özellikle tekstil, elektronik ve mobilya sektörlerinde yoğunlaşan vergilerin, tedarik zincirlerinde yeniden yapılanmaya yol açması bekleniyor. Uzmanlar, bu hamlenin küresel ticaret hacmini yılda 150 milyar dolar azaltabileceğini öngörüyor.
Bölgesel boyut: Asya ve Doğu Avrupa'da domino etkisi
Yeni tarifelerin en sert vuracağı bölge Güneydoğu Asya olurken, Çin ve Vietnam toplam ihracatlarının yüzde 15'ini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Bangladeş'te hazır giyim sektöründe 4 milyon kişinin işini kaybedebileceği uyarıları yapılıyor. Doğu Avrupa'da ise Ukrayna, Polonya ve Romanya'dan bazı ürünlere ek vergiler getirilmesi, bölgedeki AB ülkelerini tedirgin ediyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 'Bu karar çok taraflı ticaret sistemine darbe vurmaktadır' açıklamasını yaparken, Çin Dışişleri Bakanlığı 'misilleme hakkımızı saklı tutuyoruz' dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin ihracat pazarlarını doğrudan etkilemektedir. Türkiye, ABD'ye yıllık yaklaşık 12 milyar dolar ihracat yapmakta olup, özellikle tekstil ve otomotiv yan sanayi ürünleri potansiyel risk altındadır. Zorla çalıştırma iddialarının Türkiye'yi kapsamaması olumlu olsa da, küresel ticaret savaşlarının derinleşmesi, Türk ihracatçılarının alternatif pazarlara yönelmesini zorunlu kılmaktadır. Ayrıca, ABD'nin bu politikası, Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve Asya ülkeleriyle serbest ticaret anlaşmaları arayışını hızlandırabilir. Orta vadede, tedarik zincirlerinde Çin'den kaçış eğilimi, Türkiye'yi yeni bir üretim üssü olarak öne çıkarabilir.