Eski ABD Başkanı Donald Trump, 4 Temmuz 2026'da Washington DC'deki National Mall'da düzenlenen Amerikan Bağımsızlığı'nın 250. yıl dönümü kutlamalarına 375 bin kişinin katıldığını iddia etti. Ancak bu rakam, 1976'daki 200. yıl kutlamalarına kıyasla oldukça düşük kaldı. Trump'ın iddiası doğru olsa bile, Amerika Birleşik Devletleri'nin kuruluşunun iki yüzüncü yılında National Mall'ı dolduran 1,2 milyon kişinin çok gerisinde olduğu görülüyor.
Trump'ın Katılım İddiası ve Gerçekler
Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, kutlamalar sırasında '370 bin ila 375 bin' kişinin alanda bulunduğunu belirtti. Ancak resmi kaynaklardan henüz doğrulanmış bir katılım sayısı açıklanmadı. National Park Service, etkinlik sırasında tahliyelerin yaşandığını ancak net bir sayı vermediğini duyurdu. Trump ise tahliyelerin 'güvenlik nedeniyle' yapıldığını savundu. Öte yandan 1976 Bicentennial etkinliklerinde, 4 Temmuz geçit töreni ve havai fişek gösterileri için National Mall'a 1,2 milyon kişi akın etmişti. Bu rakam, o dönemde Washington DC'nin nüfusunun yaklaşık üç katıydı.
Siyasi ve Kültürel Arka Plan
Trump'ın katılım rakamlarına takıntısı, 2017 başkanlık açılışındaki kalabalık iddialarıyla başlamıştı. O zaman da Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer, açılışa 'tarihteki en büyük kalabalığın' katıldığını söylemiş, ancak AFP ve Washington Post gibi kuruluşlar bu iddiayı çürütmüştü. Şimdi ise 250. yıl kutlamaları, Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerine giden süreçte kendini yeniden öne çıkarma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Etkinlik, aynı zamanda Amerikan toplumundaki bölünmüşlüğü de gözler önüne serdi: Kutlamaları destekleyenler 'Amerikan rüyasını' yüceltirken, karşıt gruplar ise ülkenin ırkçı geçmişine dikkat çekti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'nin iç siyasetindeki kutuplaşmanın bir yansıması olarak Türkiye için dolaylı anlam taşıyor. ABD Başkanlık seçimleri öncesinde Trump'ın söylemleri, müttefik ülkelerle ilişkileri etkileyebilir. Türkiye, ABD ile NATO ve ikili ticaret alanında kritik bir dönemden geçerken, Trump'ın yeniden başkan olması durumunda izleyeceği politika belirsiz. Özellikle Suriye'deki askeri varlık, F-35 savaş uçakları ve ekonomik yaptırımlar gibi konularda Trump'ın öngörülemez tavrı, Türk dış politikasını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle ABD'deki siyasi atmosferin yakından takip edilmesi gerekiyor.