Fransız enerji devi TotalEnergies'in Üst Yöneticisi (CEO) Patrick Pouyanné, şirketin Suriye'deki kara petrol sahalarına dönüş konusunda güvenlik endişelerinin hâlâ belirleyici olduğunu açıkladı. Bununla birlikte Pouyanné, TotalEnergies'in Irak-Suriye arasındaki petrol transit güzergâhlarını yeniden yapılandırdığını ve ülkenin deniz sularında hidrokarbon arama faaliyetlerini değerlendirdiklerini doğruladı. Şirketin enerji konferansında yaptığı açıklamalar, savaş sonrası dönemde Beşşar Esed yönetimiyle iş birliği olasılıklarını yeniden gündeme taşıdı.
Güvenlik tehditleri kara operasyonlarını engelliyor
Pouyanné, Suriye'nin kuzeydoğusunda bulunan ve mülkiyeti halen tartışmalı olan sahalarda faaliyet göstermenin, bölgedeki silahlı gruplar ve istikrarsızlık nedeniyle mümkün olmadığını vurguladı. 2011'den bu yana iç savaşın gölgesinde kalan Suriye'de, özellikle Deyrizor ve Haseke çevresindeki petrol tesisleri, SDG (Suriye Demokratik Güçleri) ve Türkiye destekli gruplar arasında el değiştirmiş durumda. TotalEnergies, 2011'de ülkedeki faaliyetlerini askıya almış, ancak 2021’de Esed yönetimiyle yeniden temas kurmaya başlamıştı.
Şirketin öncelikli hedefi, mevcut siyasi durum izin verdiği takdirde, karada değil denizdeki potansiyel rezervlere yönelmek. Pouyanné, Doğu Akdeniz'deki krizler ve bölgesel gerilimlerin bu planlamayı etkilediğini, ancak teknik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Fransız şirketin İsrail ve Mısır ile olan deniz sınırı anlaşmazlıklarını da göz önünde bulundurduğu ifade ediliyor. Suriye'nin Akdeniz kıyılarındaki potansiyel doğalgaz kaynakları, özellikle Tartus ve Lazkiye açıklarında, uluslararası enerji oyuncularının ilgisini çekiyor.
Irak-Suriye transit hattı onarılıyor
Pouyanné, şirketin Irak'ın kuzeyinden Suriye'ye uzanan petrol boru hattının yeniden faaliyete geçirilmesi için çalışmalar yürüttüğünü duyurdu. Bu hat, Kerkük petrollerini Suriye'nin Akdeniz kıyısındaki terminaline ulaştıracak şekilde tasarlanmış eski bir transit güzergâhı. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile yapılan görüşmelerde, hattın güvenliğinin sağlanması ve siyasi engellerin aşılması durumunda, Suriye üzerinden yapılacak ihracatın Irak için önemli bir gelir kaynağı olacağı değerlendiriliyor.
TotalEnergies, aynı zamanda Suriye'nin kuzeydoğusunda SDG kontrolündeki sahalardan çıkan petrolün Irak üzerinden satışına aracılık etme seçeneğini de masada tutuyor. Bu girişimler, Beşşar Esed'in Batılı şirketlerle yeniden çalışma isteğine karşın, ABD'nin Suriye'ye yönelik yaptırımlarının devam etmesi nedeniyle karmaşık bir hukuki zeminde ilerliyor. Pouyanné, tüm bu süreçlerin uluslararası anlaşmalar çerçevesinde ve siyasi risklerin minimize edilmesiyle mümkün olacağını vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
TotalEnergies'in Suriye hamlesi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Suriye sahasındaki çıkarlarını doğrudan ilgilendiriyor. Bir Fransız şirketinin Suriye kıyılarında deniz arama yapması, Ankara'nın Kıbrıs ve Mısır ile olan deniz yetki alanı tartışmalarında yeni bir boyut yaratabilir. Türkiye, Suriye'nin kuzeyindeki askeri varlığını ve SDG'ye yönelik politikalarını, bölgedeki enerji kaynaklarının kontrolü açısından şekillendiriyor. TotalEnergies'in Irak-Suriye transit hattını canlandırma çabaları, Türkiye'nin Kerkük-Yumurtalık boru hattına alternatif bir güzergâh yaratma potansiyeli taşıdığı için Ankara'nın dikkatle izlediği bir konu. Ayrıca, Suriye'nin yeniden inşasında Fransız şirketlerinin ön plana çıkması, Türkiye'nin Esed yönetimiyle normalleşme beklentilerini ve bölgedeki nüfuz mücadelesini etkileyebilir. Enerji diplomasisi açısından, bu gelişmeler Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasını yeniden değerlendirmesine neden olabilir.