Fransız enerji şirketi TotalEnergies'in, Mozambik'in kuzeyindeki Palma kentinde 2021 yılında düzenlenen ve onlarca kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırı sırasında kurtarma çalışmalarına destek vermeyi reddettiği yönündeki iddialar, Fransa'da görülen bir soruşturma kapsamında yeminli tanık ifadeleriyle gündeme geldi. Şirket, Mozambik operasyonları nedeniyle Fransa'da iki ayrı ceza davasıyla karşı karşıya bulunuyor.
Palma saldırısı ve TotalEnergies'in rolü
Mart 2021'de Mozambik'in Cabo Delgado bölgesindeki Palma kasabasına düzenlenen saldırı, bölgede son yılların en kanlı olaylarından biri olarak kayıtlara geçti. Saldırıda yüzlerce kişi hayatını kaybederken, binlerce kişi de yerinden edildi. TotalEnergies, bölgede 20 milyar dolarlık bir doğal gaz projesi yürütüyordu ve saldırı sırasında şirketin tesisleri de hedef alındı.
Fransa'da görülen soruşturmada dinlenen tanıklar, saldırı sırasında TotalEnergies'in kurtarma çalışmalarına lojistik destek sağlamayı reddettiğini öne sürdü. Yeminli ifadelerde, şirketin bölgedeki helikopterlerini ve diğer kaynaklarını tahliye ve kurtarma operasyonları için kullanmadığı belirtildi. Bu iddialar, şirketin insan hakları ihlallerine karıştığı yönündeki suçlamaların bir parçası olarak mahkemeye taşındı.
TotalEnergies sözcüsü, iddiaları reddederek şirketin her zaman yerel halkın güvenliğini önceliklendirdiğini savundu. Ancak dava dosyasında yer alan belgeler, şirketin saldırı öncesinde güvenlik risklerine ilişkin uyarıları dikkate almadığına dair kanıtlar içeriyor.
Fransa'da açılan ceza davaları
TotalEnergies hakkında Fransa'da açılan iki ceza davası, şirketin Mozambik'teki operasyonlarında insan hakları ihlallerine ve çevresel tahribata yol açtığı iddialarına dayanıyor. Davalardan biri, şirketin güvenlik güçlerine sağladığı desteğin sivil kayıplara neden olduğu; diğeri ise zorla yerinden edilme ve çevresel zararlarla ilgili.
Uluslararası hukuk uzmanları, bu davaların Fransız şirketlerinin yurtdışındaki faaliyetlerinden sorumlu tutulması açısından emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Fransa'da 2017'de kabul edilen ve şirketlere insan hakları ve çevre konusunda özen yükümlülüğü getiren yasa, bu tür davaların önünü açmış durumda.
Mozambik hükümeti ise konuya ilişkin doğrudan bir açıklama yapmaktan kaçınıyor. Bölgedeki istikrarsızlık ve doğal gaz projesinin ekonomik önemi, Maputo yönetimini hassas bir denge politikası izlemeye zorluyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Cabo Delgado'daki doğal gaz rezervleri, Doğu Afrika'nın enerji haritasında kritik bir yere sahip. TotalEnergies'in projesi, Mozambik ekonomisi için hayati önem taşırken, saldırılar nedeniyle defalarca askıya alındı. Şirketin kurtarma çalışmalarına destek vermediği iddiası, uluslararası yatırımcıların bölgedeki güvenlik ve etik sorumlulukları konusundaki tartışmaları da alevlendiriyor.
İnsan hakları örgütleri, enerji şirketlerinin çatışma bölgelerindeki operasyonlarında daha şeffaf olması gerektiğini vurguluyor. TotalEnergies'in karşı karşıya olduğu davalar, küresel ölçekte benzer projeler için bir uyarı niteliği taşıyor. Fransa'daki yargı süreci, şirketin itibarını ve gelecekteki yatırım kararlarını etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
TotalEnergies'in Mozambik'teki operasyonlarına yönelik davalar, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel enerji şirketlerinin çatışma bölgelerindeki sorumluluklarına dair önemli bir emsal oluşturuyor. Türkiye, Afrika'da artan ekonomik ve diplomatik varlığıyla benzer risklerle karşılaşabilir. Türk şirketlerinin kıtadaki yatırımlarında insan hakları ve güvenlik konularına duyarlılık göstermesi, uluslararası itibar ve hukuki koruma açısından kritik. Ayrıca, Avrupa'da şirket sorumluluğuna ilişkin artan düzenlemeler, Türk firmalarının AB ile iş yaparken uyum maliyetlerini artırabilir. Mozambik'teki doğal gaz projesinin aksaması, küresel enerji arzını ve fiyatları dolaylı yoldan etkileyerek Türkiye'nin enerji ithalatını da etkileyebilir.