Kanada'nın en büyük kenti Toronto, ülke genelinde devam eden orman yangınlarının etkisiyle dünyanın en kirli havasına sahip şehri haline geldi. Hava kalitesi izleme kuruluşu IQAir'in verilerine göre Toronto, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin başkenti Kinşasa ve Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'yi geride bırakarak en kötü hava kalitesi sıralamasında birinci sıraya yerleşti. Kentteki yetkililer, halkı dışarı çıkmamaları ve kapalı alanlarda kalmaları konusunda uyarırken, okullarda açık hava etkinlikleri iptal edildi.
Orman yangınları ve hava kirliliği
Kanada genelinde bu yıl şimdiye kadar 2.200'den fazla orman yangını çıktı ve yaklaşık 3,8 milyon hektar alan kül oldu. Yangınların dumanı, rüzgarların etkisiyle büyük şehirlere taşınıyor ve hava kalitesini ciddi şekilde düşürüyor. Toronto'da partikül madde (PM2.5) seviyeleri, Dünya Sağlık Örgütü'nün güvenli kabul ettiği sınırın 10 katına kadar çıktı. Hava kirliliği, astım ve diğer solunum yolu rahatsızlıkları olanlar için ciddi risk oluşturuyor. Yangınların büyük kısmı, insan kaynaklı iklim değişikliğinin etkisiyle artan kuraklık ve yüksek sıcaklıklar nedeniyle hızla yayılıyor. Uzmanlar, bu yangınların normalin üzerinde olduğunu ve mevsimin daha başında olduğumuzu belirterek durumun endişe verici olduğunu vurguluyor.
ABD şehirleri de tehdit altında
Kanada'daki yangınların dumanı, sınırın güneyine de ulaşarak ABD'de birçok şehri tehdit ediyor. New York, Chicago, Detroit ve Minneapolis gibi büyük şehirlerde de hava kalitesi uyarıları yayımlandı. ABD Ulusal Hava Durumu Servisi, özellikle Minnesota, Wisconsin ve Michigan gibi eyaletlerde hava kalitesinin 'sağlıksız' seviyelere ulaştığını bildirdi. New York'ta hava kirliliği nedeniyle bazı okullar tatil edilirken, belediye başkanı halkı maske takmaya çağırdı. Uzmanlar, iklim değişikliğinin orman yangınlarının sıklığını ve şiddetini artırdığını ve bu tür olayların gelecekte daha da yaygınlaşacağını belirtiyor. ABD ve Kanada arasında sınır ötesi hava kirliliği konusunda işbirliği çağrıları yapılırken, federal hükümetlerin yangın yönetimi ve iklim politikalarına daha fazla kaynak ayırması gerektiği vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, iklim değişikliğinin küresel etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye, Akdeniz havzasında yer alması nedeniyle özellikle yaz aylarında orman yangınlarına karşı hassas bir bölgede bulunuyor. 2021 yılında yaşanan büyük yangınlar, bu alandaki kırılganlığımızı ortaya koymuştu. Kanada'daki bu durum, yangın yönetimi ve erken uyarı sistemlerinin önemini hatırlatırken, Türkiye'nin de iklim değişikliğine uyum politikalarını güçlendirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, sınır ötesi hava kirliliğinin, Türkiye'nin de içinde bulunduğu Doğu Akdeniz için potansiyel bir risk oluşturabileceği unutulmamalı.