Kamboçya’nın en büyük tatlı su kaynağı olan Tonle Sap Gölü’nde, enerji fiyatlarındaki keskin artış, bölgedeki çocukların eğitimini ciddi şekilde tehdit ediyor. Gölde yaşayan topluluklar, artan yakıt maliyetleri karşısında geçimlerini sağlamakta zorlanırken, birçok aile çocuklarını okuldan alarak aile bütçesine katkıda bulunmaları için çalışmaya yönlendiriyor. UNESCO verilerine göre, Kamboçya’da ortaokul terk oranı son bir yılda yüzde 15 arttı ve bu artışın en yoğun yaşandığı bölgelerden biri de Tonle Sap Gölü çevresi.
Yakıt fiyatları ve eğitim arasındaki bağlantı
Tonle Sap Gölü, Güneydoğu Asya’nın en büyük tatlı su gölü olma özelliğini taşıyor ve çevresinde yaklaşık 1,7 milyon insan yaşıyor. Bu toplulukların büyük bir kısmı balıkçılık, tarım ve su ürünleri yetiştiriciliği gibi doğrudan göle bağımlı faaliyetlerle geçimini sağlıyor. Ancak küresel enerji fiyatlarındaki artış, dizel ve benzin maliyetlerini yükseltti; bu da balıkçı teknelerinin işletilmesini, tarım makinelerinin çalıştırılmasını ve ürünlerin pazara taşınmasını neredeyse imkânsız hale getirdi.
Bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu Kampuchea Development Trust’ın raporuna göre, bir balıkçı ailesinin aylık yakıt gideri son bir yılda yüzde 40 arttı. Bu artış, ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmasına neden olurken, çocukları da iş gücüne dahil etme eğilimini güçlendiriyor. Özellikle 12-15 yaş arası çocukların, okul yerine balık ağlarını onarma veya küçük teknelere yardım etme gibi işlerde çalıştırıldığı gözlemleniyor.
Eğitim fırsatlarından yoksun kalan çocuklar
Tonle Sap’taki yüzen köylerde eğitim zaten sınırlı imkânlarla yürütülüyor. Göle bağımlı topluluklar için mobil okullar ve yüzen sınıflar hizmet veriyor; ancak yakıt fiyatlarındaki artış, bu okulların da ayakta kalmasını zorlaştırıyor. Okul teknelerinin işletilmesi için gereken dizel maliyeti karşılanamaz hale gelince, bazı okullar haftada sadece iki gün açılabiliyor. Bu durum, öğrencilerin derslerden geri kalmasına ve okuldan soğumasına neden oluyor.
Kamboçya hükümeti, eğitimde fırsat eşitliğini artırmak için çeşitli programlar yürütüyor; ancak Tonle Sap bölgesindeki altyapı eksiklikleri ve artan enerji maliyetleri, bu programların etkisini sınırlıyor. UNICEF Kamboçya ofisi, bu durumun ülkenin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasını da tehdit ettiğini belirtiyor. Çocukların eğitimden kopması, gelecekte daha nitelikli iş gücüne erişimi zayıflatacak ve yoksulluk döngüsünün derinleşmesine yol açacak.
Bölgesel ve küresel enerji krizinin yansımaları
Tonle Sap’taki bu tablo, küresel enerji krizinin yerel topluluklar üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor. Ukrayna’daki savaş ve pandemi sonrası tedarik zincirlerindeki aksaklıklar, dünya genelinde yakıt fiyatlarını yukarı çekti. Güneydoğu Asya ülkeleri, enerji ithalatına bağımlılıkları nedeniyle bu artıştan orantısız şekilde etkileniyor. Kamboçya gibi gelişmekte olan ülkelerde hane halkı gelirlerinin büyük kısmı gıda ve enerjiye harcandığından, fiyat artışları yoksulluğu derinleştiriyor.
Enerji krizinin eğitim üzerindeki etkisi, yalnızca Kamboçya’ya özgü değil; benzer şekilde Bangladeş, Myanmar ve Filipinler’in kırsal bölgelerinde de çocuk işçiliğinin arttığı rapor ediliyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), enerji fiyatlarındaki istikrarsızlığın, 2024 yılında küresel çapta 2,5 milyon çocuğu daha okuldan koparabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, sadece eğitim değil, aynı zamanda çocuk hakları ve toplumsal refah açısından da ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tonle Sap’taki enerji krizi, Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin enerji maliyetleriyle nasıl başa çıkabileceğine dair önemli bir örnek sunuyor. Türkiye, enerji ithalatında yüksek dışa bağımlılığa sahip bir ülke olarak, global fiyat dalgalanmalarından benzer şekilde etkilenebilir. Bu durum, Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırması ve enerji verimliliğini artırması ihtiyacını ortaya koyuyor. Ayrıca, Türkiye’nin Kamboçya’ya kalkınma yardımları veya eğitim programları aracılığıyla bölgesel istikrara katkı sağlaması mümkün. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı, Asya-Pasifik’teki eğitim projelerine destek vererek bu tür krizlerin etkisini hafifletmede rol oynayabilir.