İngiltere'de, 14 yaşındaki Jools Sweeney'nin TikTok'taki 'blackout challenge' (karartma mücadelesi) sonucu hayatını kaybettiği iddiasıyla ilgili soruşturma yeniden açıldı. Yüksek Mahkeme'nin çığır açan kararıyla, daha önce dosyaya eklenmeyen sosyal medya kanıtlarının da değerlendirileceği yeni bir inceleme başlatıldı. Genç çocuğun annesi, oğlunun ölümünden TikTok'taki tehlikeli akımı sorumlu tutuyor ve adalet arayışını sürdürüyor.
Gelişmenin Arka Planı
Jools Sweeney, 2022 yılında evinde ölü bulunmuştu. İlk otopsi raporunda ölüm nedeni 'belirlenememiş' olarak kaydedilmiş, ancak annesi Marie Sweeney, oğlunun TikTok'ta yaygınlaşan 'blackout challenge' adlı akıma katıldığını ve bu nedenle boğulduğunu öne sürmüştü. Bu akım, katılımcıların kendilerini geçici olarak boğarak bayılma anını videoya kaydetmelerini içeriyor. Jools'un telefonunda bu tür videolar bulunmasına rağmen, ilk soruşturmada sosyal medya platformlarının rolü yeterince araştırılmamıştı.
Yüksek Mahkeme, annenin başvurusu üzerine, sosyal medya şirketlerinin sorumluluğu ve çocukların güvenliği açısından emsal teşkil edebilecek bir karara imza attı. Mahkeme, TikTok'un platformunda bu tür içeriklerin yayılmasına izin vererek ihmalkar davrandığını ve soruşturmanın bu boyutunun daha önce ele alınmadığını vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu dava, yalnızca İngiltere'de değil, dünya genelinde sosyal medya platformlarının çocuk güvenliği üzerindeki etkisini yeniden gündeme taşıdı. TikTok, 'blackout challenge' gibi tehlikeli akımların yayılmasını önlemek için içerik denetleme politikalarını sıkılaştırdığını belirtse de, bu tür olayların tekrarlanması platformların yeterli önlem almadığı eleştirilerini beraberinde getiriyor. Avrupa Birliği'nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve İngiltere'nin Online Güvenlik Yasası gibi düzenlemeler, bu tür olayların önüne geçmeyi amaçlıyor. Ancak uzmanlar, yasal düzenlemelerin yeterli olmadığını, platformların algoritmik sorumluluğunun da artırılması gerektiğini savunuyor.
Dünya genelinde benzer vakalar yaşanmış, ancak bu karar, sosyal medya şirketlerine karşı açılan davalarda yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor. Özellikle ABD'de de benzer davaların artması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de sosyal medya kullanımı oldukça yaygın olup, özellikle gençler arasında TikTok popülerliğini koruyor. Bu karar, Türkiye'deki benzer tehlikeli akımların önlenmesi açısından emsal teşkil edebilir. Türkiye, sosyal medya platformlarının denetimine yönelik yerel düzenlemeler yaparken, bu tür uluslararası kararlar referans alınabilir. Ayrıca, Türk ailelerin çocuklarının çevrimiçi güvenliği konusunda bilinçlenmesi ve platformların sorumluluklarının artırılması yönünde kamuoyu oluşması beklenebilir. Türkiye'nin de Online Güvenlik Yasası benzeri bir düzenlemeyi gündeme alması muhtemeldir.