Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde, yedi silahlı grubun Abiy Ahmed hükümetine karşı güçlerini birleştirdiği ve çatışmaların yeniden patlak verdiği bildiriliyor. Daha önce birbirine düşman olan grupların aynı ittifak çatısı altında toplanması, ülkenin 2020-2022 yılları arasında yaşanan yıkıcı iç savaşın ardından yeni bir çatışma dalgasının habercisi olarak yorumlanıyor. Başkent Addis Ababa'daki hükümet ise durumu yakından izliyor ve bölgedeki askeri varlığını güçlendiriyor.
İttifakın Arka Planı ve Taraflar
Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) öncülüğünde bir araya gelen yedi silahlı grup arasında, daha önce TPLF ile çatışan Amhara milisleri ve Oromo kurtuluş cepheleri gibi yapılar da bulunuyor. Bu grupların ortak paydası, Başbakan Abiy Ahmed'in yönetimine duyulan muhalefet. 2022'deki Pretoria Anlaşması ile Tigray'daki çatışmalar resmen sona ermişti; ancak anlaşmanın uygulanmasındaki aksaklıklar, bölgedeki silahlı grupların yeniden örgütlenmesine zemin hazırladı.
2020 yılında başlayan iç savaş, 2022'ye kadar sürmüş ve yüz binlerce kişinin ölümüne, milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açmıştı. Savaşın sona ermesinin ardından Tigray'da göreceli bir sakinlik hakimdi; ancak son haftalarda bölgeden gelen silahlı çatışma haberleri, kırılgan barışın tehlikede olduğunu gösteriyor. Yerel kaynaklar, Tigray'ın batı ve güney kesimlerinde yoğunlaşan çatışmalarda her iki taraftan da kayıplar olduğunu aktarıyor.
Etiyopya hükümeti, Tigray'daki silahlı grupları "yasa dışı" olarak nitelendiriyor ve ülkenin istikrarını bozmaya çalışmakla suçluyor. Abiy Ahmed yönetimi, federal ordunun bölgede kontrolü sağlamak için gerekli adımları attığını savunuyor. Ancak uluslararası gözlemciler, hükümetin Tigray'daki otoritesinin giderek zayıfladığına dikkat çekiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Etiyopya, Afrika Boynuzu'nun en kalabalık ve stratejik açıdan en önemli ülkelerinden biri. Ülkedeki istikrarsızlık, komşu ülkelere ve Kızıldeniz havzasına doğrudan yansıyor. Eritre, 2020-2022 savaşında Etiyopya hükümetinin yanında yer almıştı; şimdi ise Tigray'daki grupların Eritre'ye yönelik olası tehditleri bölgesel gerilimi artırabilir. Sudan ve Güney Sudan'daki istikrarsızlıkla birleştiğinde, Doğu Afrika'da geniş çaplı bir güvenlik krizi riski ortaya çıkıyor.
Uluslararası toplum, Etiyopya'daki gelişmeleri endişeyle izliyor. Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği, taraflara itidal çağrısı yaparken, insani yardım kuruluşları bölgede artan insani ihtiyaçlara dikkat çekiyor. ABD ve Avrupa Birliği, 2022 anlaşmasının korunması gerektiğini vurguluyor. Ancak büyük güçlerin Etiyopya'ya yönelik ilgisi, Ukrayna ve Gazze gibi diğer krizler nedeniyle sınırlı kalıyor.
Etiyopya'nın ekonomik durumu da iç savaş riskini derinleştiriyor. Yüksek enflasyon, döviz kıtlığı ve borç yükü, hükümetin askeri harcamalarını finanse etmesini zorlaştırıyor. Ülke, 2023'te temerrüde düştü ve IMF ile borç yeniden yapılandırma görüşmeleri sürüyor. Uzun süreli bir çatışma, Etiyopya ekonomisini daha da çıkmaza sürükleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Etiyopya, Türkiye'nin Afrika açılımında önemli bir ortak. İkili ticaret hacmi son yıllarda artış gösterdi; Türk müteahhitlik firmaları ülkede altyapı projeleri yürütüyor. Olası bir iç savaş, bu yatırımları riske atabilir ve Türk iş insanlarının güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca Etiyopya, Doğu Afrika'da istikrarın anahtarı konumunda. Ülkedeki çatışmalar, Kızıldeniz ve Somali'ye uzanan hat üzerinde Türkiye'nin stratejik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Ankara'nın, taraflar arasında diplomatik diyalog çağrısı yapması ve insani yardım faaliyetlerine katılması bekleniyor.