Texas Başsavcısı Ken Paxton, eyaletteki seçim güvenliğini artırmak ve yasadışı oy kullanmayı engellemek için sert önlemler alacağını açıklamıştı. Ancak ProPublica'nın ortaya çıkardığı belgelere göre, Paxton'ın kendisi de Texas seçim yasasını ihlal etmiş olabilir. Soruşturma, Paxton'ın ofisinin, seçim güvenliği konusunda yürüttüğü kovuşturmalarda çifte standart uyguladığını ve kendisinin dahil olduğu bir olayda yasayı çiğnediğini gösteriyor. Bu gelişme, ABD'de seçim güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirirken, Paxton'ın siyasi kariyeri de tehlikeye girmiş durumda.
Paxton'ın Seçim Güvenliği Söylemi ve Çifte Standart
Ken Paxton, 2020 seçimlerinden bu yana seçim güvenliği konusunda en ses çıkaran Cumhuriyetçi yetkililerden biri. Başsavcı olarak, yasadışı oy kullanma vakalarını kovuşturmak üzere özel bir birim kurdu ve bu birim aracılığıyla 100'den fazla kişi hakkında dava açtı. Paxton, seçimlerin bütünlüğünü korumanın kutsal bir görev olduğunu sık sık vurguluyor. Ancak ProPublica'nın ulaştığı e-postalar ve belgeler, Paxton'ın ofisinin, bir seçim çalışanının oy pusulalarını usulsüz şekilde kullanmasına göz yumduğunu ortaya koyuyor.
Olay, 2022 yılında Paxton'ın kampanya ekibinde çalışan bir gönüllünün, posta yoluyla oy kullanma başvurusunda bulunurken yanıltıcı bilgi vermesiyle başladı. Gönüllü, başvuru formunda farklı bir adres kullanmıştı ve bu adres, oy kullanma hakkı olmayan bir bölgeyi işaret ediyordu. Paxton'ın ofisi, bu ihlali fark etmesine rağmen herhangi bir soruşturma başlatmadı. Oysa aynı ofis, daha küçük ihlaller için bile dava açmaktan çekinmiyor. Bu durum, Paxton'ın seçim güvenliği söyleminin samimiyetini sorgulatıyor.
ProPublica Soruşturması ve Hukuki Süreç
ProPublica'nın soruşturması, Paxton'ın ofisinin seçim yasası ihlallerini nasıl keyfi bir şekilde ele aldığını gösteriyor. Bağımsız bir denetim raporuna göre, Paxton'ın birimi, 2021'de bir seçim görevlisinin kasıtlı olarak oy pusulalarını imha ettiği iddiasını soruştururken, aynı dönemde kendi ekibinden birinin benzer bir ihlal yapmasına sessiz kaldı. Paxton'ın sözcüsü, iddiaları reddederek, "Başsavcı, seçim yasalarını uygulamakta kararlıdır ve herhangi bir çifte standart söz konusu değildir" dedi. Ancak belgeler, Paxton'ın ofisinin, kendi çalışanları söz konusu olduğunda farklı bir yaklaşım benimsediğini ortaya koyuyor.
Texas seçim yasası, bilerek yanlış bilgi vermeyi veya oy kullanma hakkı olmayan bir kişinin oy kullanmasına yardım etmeyi suç sayıyor. Paxton'ın gönüllüsü, bu suçu işlemiş olabilir. Ancak savcılık, dava açılmaması kararını, "yeterli kanıt olmaması" olarak gerekçelendirdi. Uzmanlar, bu gerekçeyi zayıf buluyor ve Paxton'ın siyasi çıkarlarını korumak için böyle bir karar aldığını iddia ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, ABD'de seçim güvenliği tartışmalarının ne kadar kutuplaştırıcı olduğunu bir kez daha gösteriyor. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde sık sık adalet ve hukukun üstünlüğü konularını gündeme getiriyor. Paxton gibi yüksek profilli bir yetkilinin seçim yasasını ihlal etmekle suçlanması, ABD'nin iç hukuk sistemine olan güveni sarsabilir. Türkiye açısından, ABD'deki bu tür gelişmeler, iki ülke arasındaki hukuki ve siyasi diyaloglarda referans olarak kullanılabilir. Ayrıca, seçim güvenliği konusunun küresel bir mesele olduğu ve her ülkenin kendi hukuki standartlarını uygulaması gerektiği hatırlanmalıdır.